Dünya helyum arzının yaklaşık %30’unu karşılayan Katar’da yaşanan gelişmeler, küresel tedarik zincirini sarsmaya başladı. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu verilerine göre, doğal gaz üretiminin yan ürünü olan helyumda Katar kritik bir oyuncu konumunda bulunuyor.
Ülkenin en büyük üretim noktası olan Ras Laffan tesisinde üretim, İran’ın düzenlediği drone saldırıları sonrası durduruldu. Devlete ait enerji şirketi QatarGas, 2 Mart’ta sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve “ilişkili ürünlerin” üretimini askıya alırken, kısa süre sonra “mücbir sebep” ilan etti.
Sonraki günlerde tesisin yeniden hedef alınmasıyla birlikte ciddi hasar oluştuğu ve onarım sürecinin yıllar alabileceği belirtiliyor. Bu gelişmenin küresel helyum arzını yıllık bazda yaklaşık %14 azaltacağı öngörülüyor.
Fiyatlar Şimdiden İkiye Katlandı
Uzmanlara göre kriz henüz tam anlamıyla hissedilmiş değil. Ancak spot piyasada helyum fiyatları şimdiden iki katına çıktı.
Sektör temsilcisi Phil Kornbluth, asıl etkinin birkaç hafta içinde görüleceğini belirterek, “Henüz kimse helyumsuz kalmadı ama gerçek kıtlık çok yakında hissedilecek” değerlendirmesinde bulundu.
Helyum piyasasının büyük ölçüde uzun vadeli kontratlara dayalı olması nedeniyle fiyat artışlarının gecikmeli ancak sert şekilde yansıması bekleniyor.
Sadece Balon Değil: Kritik Sektörler Risk Altında
Helyum, günlük kullanımın ötesinde birçok stratejik sektörde kritik rol oynuyor:
- Yarı iletken üretimi: Özellikle yapay zekâ çiplerinde kullanılan wafer’ların soğutulmasında vazgeçilmez
- Sağlık sektörü: MR cihazlarında kullanılan süper iletken mıknatısların soğutulması
- Uzay endüstrisi: Roket yakıt tanklarının temizlenmesi ve basınçlanması
Uzmanlara göre mevcut yarı iletken üretim teknolojilerinde helyumun yerini alabilecek bir alternatif bulunmuyor.
Taşıması Bile Sorun: Tedarik Zinciri Kırılgan
Helyumun fiziksel özellikleri, depolama ve taşımayı da zorlaştırıyor. Gaz formunda kolayca sızabilen helyum, sıvılaştırılarak özel tanklarda taşınıyor. Ancak bu tanklar helyumu yalnızca 35–48 gün arasında stabil tutabiliyor.
Katar’dan çıkan sevkiyatlar genellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılırken, bölgedeki jeopolitik riskler tedarik zincirini daha da kırılgan hale getiriyor.













