1. Haberler
  2. 3. Göz
  3. Yatırımcı mıyız yoksa bahis müptelâsı mı?

Yatırımcı mıyız yoksa bahis müptelâsı mı?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son dönemde sosyâl medyada yine “battık bittik, şuradan aldım düştü, ben böyle piyasanın..” içerikli gönderiler var. Satış dönemi oluştuğunda iyisi kötüsü farketmiyor, önüne geleni satıyor piyasa, kimini şiddetli kimini daha az şiddetli.. ve eğer biz doğru yerde değilsek, geçmiş olsun.

Doğru yer bazen faiz, bazen yurtdışı hisse senedi, bazen emtia, (altın,petrol, gıda emtia vb) bazen de bizim piyasamız oluyor. Bunların içinde tek risksiz olan yer faiz, çünkü ay sonunda kazancın sabit. Dönem dönem faiz de riskli enstrüman oluyor elbette.

Biz “yatırımcı” mıyız yoksa “bir başkasını dolandırmakla yola çıkıp manipülasyon girdabı içinde dolandırılacak olan mıyız” buna karar vermeliyiz. Dev fiyat hareketlerinde para kazananların sesi çıkmazken, fiyatın kırıldığı yerde çöküşlerde altında kalanlar isyan ediyor. Peki bu isyanlarında haklılık payı var mı? Yoksa bir “kollu makineye jeton attılar ve büyük ödülü bulana kadar inat etmek” mi yatırımcılık?

Şirketin ederinin 10 katına, 20 katına, 30-40-50-60 katına çıkan hisse senetlerinin “şirketin menfaatine bir hikâyesinin olması” gerekmiyor mu? Bilânço verilerini okumak, anlamak ve bilgi süzgecinden geçirmeyi öğrenmenin zamanı hâlâ gelmedi mi? Bir manipülatörün hedef fiyatı belirlemesini ve bunu farklı yollarla piyasaya duyurmasını mı bekleyeceğiz?

Fare kapanları kurulduktan sonra, üstüne konan peynirdir “duyurular”.

Piyasada hiç kimsenin tanımadığı bir başkasına veya tanımadığı onlarca, yüzlerce, binlerce kişiye para kazandırmak gibi bir gâyesi yoktur. Böyle bir Süperman dünyada yok. Sadece “yaptığı işlemi” anlatabilir ki, bu anlatım gidin alın veya satın demek değildir. Herkesin yanılması olası, her işlem (trade) kârlı şekilde tamamlanmayabilir. Ancak, fiyat hedefi veren, ismi bilinen pek çok kişinin içinde olduğu veya operasyonu yönettiği süreçlerde, duyuru ile aldırılan mallara karşıt işlem (ters işlem) yapıldığında manipülasyon oluyor ki, yükselen fiyata satış yapmak kaçınılmaz bir şey.

Dünyada fiyatının oluşan piyasada belirlendiği her yerde manipülasyon ve spekülasyon vardır. Pazarda aynı ürüne farklı fiyat veren olduğunda ucuzunu seçme şansınız var, peki bu şans borsada yok mu? En nihayetinde ismine borsa denen mecra aslında bir mezat alanı. Herkes malını kendi istediği fiyata göre tezgâha koyuyor, almak veya almamak serbest. O halde biz pazarda alacağımız domatesi daha ucuza mâl edebiliyorsak aynı şeyi neden borsada uygulamıyoruz? Neden biz pozisyona gidiyoruz da, pozisyonun bize gelmesini beklemiyoruz? İşte burada algı devreye giriyor. Yani mezat alanında tek kriter paranızın olması değil, psikolojinizin de sağlam olması gerekiyor.

Kimi pozisyonlar aylar sonra makûl (alınabilir) seviyeye geliyor.. veya tam tersi, bazıları da çok pahalandı satılabilir seviyeye geliyor. Peki biz bunu nasıl anlayacağız? Neresi gerçekten ucuz ve neresi neye göre pahalı?

Bunu anlamanın yöntemlerini yatırımcı “önce kendine yatırım yaparak” öğrenmeli. Bir şirket neye göre ucuzdur, neye göre pahalıdır, ucuzladı ama teknik göstergelere göre al seviyesi (bölgesi) neresidir, sat seviyesi (bölgesi) neresidir, yine kendine yatırım yaparak öğrenmeli ve bol bol tekrar yaparak bunun nasıl olduğunu anlamalı. Öncelikle başarısı kanıtlanmış olan kişi veya kişilerden eğitim almalı. “O bize tüyo verir” diye değil. Bir şirket neden ve nereden alınır, bir şirket neden alınmaz konusunu öğrenmek için.

1.000TL değerinde bir şey alsak sağına soluna bakar kırık mı çürük mü bakarız. 1.000.000TL ile yatırım yaparken bunu neden yapmıyoruz?

Bununla bitiyor mu? Hayır. Makro okuma becerisi gelişmiş olan 4-5 kişiyi sürekli takip ederek dinlemek, onların bakış açılarını, düşünce şeklini, hangi global olayın hangi başka bir şeye etki edeceği konusunda yaptıkları yorumları öğrenmek gerekiyor. Sadece işlem yapmak değil, gün boyu ve hatta seans sonunda da devam eden bir öğrenme sürecinden bahsediyorum aslında. Çünkü dünya dinamik ve her gün, her an bir haber akışı çok başka bir şeye etki eden, içinde dev bir hareket barındırıyordur.

Bu ne demek? Örnek: İran’ın LPG tesislerini vurması ve gübre fiyatlarının yükselmesi. Gübre bütün tarımsal emtiada kullanılıyor, bu artış ürün fiyatına girer. Bu kadar basit mi? Hayır. Hürmüz kapandı ve deniz taşımacılığı sigorta bedelleri risk primi yükseldi, bu yükseliş (zam) navlun (taşıma) bedelini artırdı. Yine taşınan ürüne zam olarak geri döner. Bu basit bir örnekti. Tesisi vuran bir füze, elimizde tuttuğunuz iki ayrı sektör kağıdına olumlu “yansıyabilir”. Vurulan LPG tesisi şirketinin hissesini tutuyorsanız, geçmiş olsun, burası riskli piyasa neticede.

2020 senesiyle birlikte borsaya bir talep oldu ve herkesin şansına, 800 puan endeks bugün 14.000 seviyesine geldi, dolar bazında 18 kat prim demektir bu. Dipten zirveye korkunç bir boğa piyasası. Henüz o gelenler ayı piyasasını görmedi ve yaşamadı çünkü devletin ekonomik programları, borsayı yukarıya ittirecek şekilde yönetildi. İlginçtir hâlâ benzer şekilde yönetiliyor. Gerçek ayı piyasasında aylar boyunca düşen fiyat görürüz. Yukarıya her yükselme isteğinde daha büyük satışlar, aylar boyunca süren zararlar görürüz. Hisse bazında da, endeks bazında da. Biz bunu pandemi sonrasında yaşamadık, bezdirdikleri dönemde piyasa yatay-aşağı, yatay-yukarı yaparak sürekli bir bölgede konsolide oldu.

Oldu da bize faydası oldu mu? Başta dediğim gibi doğru yerde bekleyene oldu. Uçamayan uçakları 6TL fiyata kadar sattılar. Satılamayan benzini 65TL fiyata kadar sattılar. Misafir kabûl edemeyen oteli 1.5TL fiyata kadar sattılar. Thyao, Tuprs, Nthol 2020 Mart ayından bugüne neler yaptı, bir bakın.

Kazanç sağlamak için orta vadeli trend, servet yapmak için sağlam krizlere ihtiyaç var, özellikle bizim gibi bir ülkede. Pandemi dibi gibi şiddetli düşüşler bu anlamda son 40 senede belki 3-4 defa yaşandı. Her zaman ele gelecek (pozisyonun bize geleceği) fırsat değildi. Oldu bitti. Şimdi ileride 6 ay, 1 sene, 2 sene sonra neler olabilir, hangi şirketler bu süreçte fayda sağlayabilir, buna odaklanmak gerekiyor. Şaban kılıklı adamların manipüle ettikleri şirketlere “yatırım yapmak” yerine, borsada geçmiş kültürü olan, ağırlığı olan, ne hikmetse baskılanan, değerinin çok altında kalan şirketlere bakmak daha doğru diye düşünüyorum.

Teknik olarak borsada işlem yapmak için hesap açan herkes, hesabını açtığı anda birer spekülatördür. Fiyatı speküle ederler. Ancak manipülasyon daha farklı bir şey.

Bu iki karakterden hangisi olacağımıza biz karar vereceğiz. Gerçek birer yatırımcı mı yoksa gerçek bir potansiyel av mı.

BearSniper

Yatırımcı mıyız yoksa bahis müptelâsı mı?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finanshub Ekonomi & Borsa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!