Türkiye ekonomisinde son yıllarda genellikle bireysel kredi kartları ve tüketici kredileri üzerinden tartışılan “takipteki alacak (batık kredi)” sorunu, 2026 yılı itibarıyla dramatik bir yön değiştirdi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, sıkı para politikasının yarattığı yüksek finansman maliyetleri ve daralan iç talep, şirketlerin borç ödeme döngüsünü adeta kilitledi. Artık takipteki alacakların büyüme hızında taksitli ticari krediler ve KOBİ kredileri, bireysel tüketicileri geride bırakmış durumda.
Şirketlerin Takipteki Alacak Hacmi İkiye Katlandı
Bankalar, anapara veya faiz ödemesi 90 günden fazla geciken kredileri “takipteki alacak” olarak sınıflandırıyor. BDDK’nın 17 Nisan haftası verilerine göre, sektördeki toplam TL cinsi takipteki alacak hacmi geçen yıla kıyasla yüzde 84,61 artarak 683,8 milyar lira seviyesine fırladı.
Bireysel tarafta ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarındaki batık artışı yüzde 73 ile yüzde 88 bandında kalırken, asıl patlama ticari tarafta yaşandı:
- TL cinsi taksitli ticari kredilerdeki takipteki alacak hacmi yüzde 122,06 arttı.
- KOBİ kredilerindeki batık hacmi ise yüzde 120,33 oranında büyüyerek 239,9 milyar liraya ulaştı.
KOBİ’ler Darboğazda: Toplam Batığın Yüzde 35’i Onlardan Kaynaklı
Sektörel bozulmanın en net göstergesi, toplam takipteki alacaklar pastasında şirketlerin aldığı payın hızla büyümesi oldu. Geçen yıl toplam takipteki alacaklar içinde yüzde 20,85 olan tüketici kredilerinin payı yüzde 19,81’e geriledi.
Buna karşılık, KOBİ kredilerinin toplam batık bakiyesi içindeki payı geçen yılki yüzde 29,40 seviyesinden yüzde 35,1’e sıçradı. Sadece ticari krediler özelinde bakıldığında ise KOBİ’lerin batık payı yüzde 51,13’ten yüzde 60,1’e fırlayarak rekor kırdı. Bu tablo, özellikle küçük ve orta boy işletmelerin (KOBİ) mevcut makroekonomik koşullara direnemediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Bankaların Ayırdığı Karşılıklar 528 Milyar Lirayı Aştı
Takipteki alacak oranlarındaki (NPL) bu agresif artış, bankaları da bilançolarında savunma pozisyonuna geçmeye zorladı. TL cinsi taksitli ticari kredilerde batık oranı yüzde 2,97’den yüzde 4,22’ye, KOBİ kredilerinde ise yüzde 2,87’den yüzde 4,27’ye yükseldi.
Riskin bu denli büyümesi üzerine bankalar, takipteki alacaklar için ayırdıkları karşılıkları son bir yılda neredeyse ikiye katladı. Geçen yıl Nisan ayında 267,4 milyar lira olan karşılık tutarı, yüzde 97,6’lık artışla bu yılın aynı döneminde 528,4 milyar liraya ulaştı. Uzmanlar, KOBİ ve şirket iflaslarındaki bu hızlanmanın, BDDK’nın devreye aldığı mevcut yapılandırma araçlarının yetersiz kaldığına işaret ettiğini vurguluyor.














