İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye için 2026 yılını stratejik bir eşik olarak değerlendirdi. Bahçıvan, ülkenin hem yapısal reformları hayata geçirmesi hem de global finans piyasalarındaki belirsizlikler karşısında güçlü bir duruş sergilemesi açısından bu dönemin önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Dünya dengelerindeki değişimlere ve jeopolitik kararların yarattığı etkilere dikkat çeken İSO Başkanı, temel sorunların çözümünde gecikmeden hareket etmenin önemini vurguladı.
2026: Yapısal Reformlar İçin Kritik Bir Dönem
Erdal Bahçıvan, bu yılın yapısal nitelikteki reformların gerçekleştirilmesi adına eşsiz bir fırsat dönemi olduğunu belirtti. Bahçıvan, bu reformların ertelenmesinin olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Geciktirirsek tabii her geciken dönem bizi ana sorunları çözmediğimiz palyatif konularla vakit geçirtmeye itiyor. Her yönden bu kararlılığın uygulanması için 2026’yı bir fırsat yılı olarak görüyorum.”
Savunma Sanayii Başarısı Diğer Sektörlere Örnek Olmalı
Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği başarıların diğer sektörlere de ilham kaynağı olması gerektiğini dile getiren Bahçıvan, bu alandaki bütüncül yaklaşımın önemine değindi. İSO Başkanı, bu modelin yüksek katma değerli diğer sektörlere de taşınması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Savunma sanayisinin başarı hikayesinde bütüncül bir yaklaşım var. Buradaki başarı hikayesini, bu doğru modeli Türkiye’nin farklı sektörlerine de taşımamız gerekiyor. Yüksek katma değerli diğer sektörlerde de aynı hikaye, aynı ivme yakalanabilmeli.”
Küresel Finans Piyasalarında Beklentiler
Bahçıvan, dünyadaki dengelerin ve jeopolitik kararların çok çeşitli boyutlarda ve reflekslerde geliştiğini gözlemlediğini aktardı. Özellikle son günlerde yaşanan gelişmelerin ABD’de faiz indirimlerinin beklenenden daha zorlu olabileceği yönünde bazı endişeleri beraberinde getirdiğini belirtti. Global finans piyasalarına ilişkin öngörülerini paylaşan Bahçıvan, gelecek ayların bir stres testi niteliğinde olacağını dile getirerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Finans piyasaları global ölçüde gelecek aylarda her türlü yöne gidebilecek bir stres testinden geçecek. 2026’nın herhalde en hassas noktası, ABD’den kaynaklanan esintinin diğer piyasalarda oluşturacağı etkiyi gözlemlemek olacak. O nedenle global faiz fiyatlamalarında beklendiği kadar hızlı bir düşüşün olabileceğine dönük çok iyimser tarafta değilim. Buna hazırlıklı olmakta fayda görüyorum.”
Türkiye’nin yurt dışından borçlanırken ödediği faiz oranlarının zaman içinde düşüş göstermesinin ülke ekonomisi üzerinde olumlu bir etki yaratacağını vurgulayan Bahçıvan, 5 yıllık kredi risk primi (CDS) oranlarının 700’lerden 200’lere gerilemesinin ve ülkenin pozitif algısının hızla güçlenmesinin önemine işaret etti.
AB ile Gümrük Birliği Gözden Geçirilmeli
Avrupa Birliği (AB) ile mevcut Gümrük Birliği’nin tüm yönleriyle yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizen İSO Başkanı, güncellenmiş bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu belirtti:
“Güncellenen fırsatları ve riskleri birlikte değerlendireceğimiz, her sektörün de kendisine göre durum analizini yaparak Türkiye’nin AB ve dünya ilişkilerine göre şekillenen yeni bir Gümrük Birliği çalışmasına ihtiyacımız var.”
Türkiye-ABD Ticaretinde Fırsat Yılı
Erdal Bahçıvan, Türkiye ve ABD arasındaki ticaretin artırılmasının kritik önemine değindi. Türkiye’nin dünya ticaretindeki payını yükseltmesi için ABD’nin önemli bir fırsat ülkesi olduğunu vurguladı. Bahçıvan, ikili ilişkilerin olumlu seyretmesinin ticarete yansımalarını şu sözlerle ifade etti:
“Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin olumlu seyretmesi ikili ticarete de pozitif yansıyacak ve bu yılı bir fırsat dönemi olarak görüyorum. Müzakerecilik yönümüzü güçlendirmeliyiz. ABD yönetimi tamamen müzakere esasına, pazarlık esasına dönük bir strateji ve siyaset izliyor. Her sektörümüzün ikili ziyaretlerde alabileceği fırsatları doğru analiz edip müzakereleri bu şekilde götürmemiz gerekiyor.”















