ABD’nin İran’daki Büyükelçiliği Cuma günü erken saatlerde bir güvenlik uyarısı yayınlayarak Amerikan vatandaşlarını ”İran’ı derhal terk etmeye” ve ABD hükümetinin yardımına dayanmayan ayrılma planları hazırlamaya çağırdı.
Bu açıklama, ABD ve İran’ın Cuma günü Umman’da yapması planlanan görüşmeler öncesinde geldi ve iki tarafın toplantının sonucu konusunda ortak bir zemin bulduğuna dair çok az işaret var.
Amerikalı ve İranlı yetkililere göre, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi katılımı ile toplantı ica edilecek
Cuma günü yapılacak görüşmeler, geçen yıl Haziran ayında İsrail ile yaşanan 12 günlük savaşın ardından ABD’nin İran’ın üç ana nükleer tesisine ağır hasar veren hava saldırılarıyla tırmanan gerilimden bu yana Tahran ve Washington arasında yapılacak ilk resmi görüşme olacak.
Görüşmelerin kapsamı ve yeri konusundaki görüş ayrılıkları, görüşmelerin sonuç verip vermeyeceği konusunda şüpheler uyandırırken, ABD’nin askeri müdahalesi riskinin de masada olduğu en çok konuşukan konuların başında yer alıyor.
ABD hükümetinin, İran’dan zenginleştirilmiş uranyum stoklarını imha etmesini, Tahran’ın balistik füze programına sınırlamalar getirmesini ve Orta Doğu’daki militan grupları silahlandırmayı ve finanse etmeyi bırakmasını talep ettiği bildiriliyor.Buna ilave olarak da; Trump, İran’ın ABD taleplerini kabul etmemesi durumunda askeri saldırılarla tehdit etti.
İran, ABD’nin taleplerinin egemenliğine kabul edilemez bir müdahale olduğunu söyleyerek karşılık verdi ve bölgedeki ABD askeri hedeflerine ve İsrail’e yönelik saldırılarla güçlü bir şekilde karşılık vereceği tehdidinde bulundu.
Diplomatik adımlar, ABD’nin son haftalarda Körfez’de askeri gücünü artırmasıyla Ortadoğu’daki gerilimlerin yükseldiği bir ortamda gerçekleşiyor. Trump, görüşmeler öncesinde Abraham Lincoln uçak gemisinin önderliğinde “büyük bir donanma” olarak adlandırdığı bir gücü Ortadoğu’ya gönderdi.
Rapidan Energy Group Başkanı Bob McNally, her iki tarafın temel taleplerinin ”çok farklı olması ve aralarında sıfır güven bulunması” nedeniyle görüşmelerde bir anlaşmaya varılması veya gerginliğin azaltılması ihtimalinin düşük olduğunu söyledi.
McNally, ABD ve İran’ın önümüzdeki günlerde veya haftalarda askeri çatışmaya girmesi olasılığının %75 olduğunu öngördü. Olası senaryolar arasında Venezuela tarzı bir abluka, seçici veya sınırlı saldırılar ve büyük ölçekli askeri çatışma yer alıyor, dedi.
Görüşmelerin, Türkiye’nin arabuluculuk rolündeki öncü konumu göz önüne alındığında, başlangıçta İstanbul’da yapılması planlanmıştı ve Mısır, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye de dahil olmak üzere bölgesel Arap ülkelerinden dışişleri bakanlarının katılması davet edilmişti.
Ancak Salı günü Tahran, toplantının Umman’da yapılmasını ve katılımcıların İran ve Amerika temsilcileriyle sınırlı tutulmasını isteyerek, son dakika yer ve format değişikliği talebinde bulundu.
McNally’ye göre, Trump ABD’nin itibarını riske attığı için, İran büyük tavizler vermeyi reddederse, ABD başkanı muhtemelen harekete geçmek zorunda kalacak. Öte yandan, ABD saldırılardan vazgeçerse, İsrail İran’ın füze, nükleer ve rejim liderliği hedeflerine yönelik saldırılar başlatabilir.
Bu yılın başlarında İran’da ülke çapında bir protesto gösterisi patlak vermesinin ardından gerilimler tırmandı. Washington merkezli ve İran’a odaklanan İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre, Tahran protestocuları bastırdı ve Çarşamba itibariyle en az 6.883 kişi hayatını kaybetti.
Trump daha önce ülkedeki protestocuları desteklemek için müdahale tehdidinde bulunmuştu, ancak sonuçta askeri harekâttan vazgeçmişti.














