Türkiye’nin yerli otomobil girişimi olan Togg, son iki yılda açıkladığı finansal sonuçlarla yeniden tartışmaların merkezine oturdu. Şirketin paylaşılan verilere göre 2025 yılı zararı 14,6 milyar TL’ye ulaştı. Bir önceki yıl olan 2024’te açıklanan zarar ise 13,75 milyar TL seviyesindeydi.
Bu rakamlarla birlikte şirketin yalnızca son iki yıldaki toplam zararı yaklaşık 28 milyar TL’ye yaklaşmış oldu. Elektrikli otomobil yatırımlarının yüksek maliyetli yapısı göz önüne alındığında, ortaya çıkan finansal tablo sektörde yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Otomotiv sektörünün deneyimli isimlerinden, Hakan Doğu mevcut modelle projenin sürdürülebilirliğinin zor olduğunu belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Doğu’ya göre elektrikli otomobil üretimi dünya genelinde henüz istikrarlı bir kârlılık modeline ulaşabilmiş değil. Özellikle batarya maliyetleri, teknoloji yatırımları ve üretim ölçeği ihtiyacı bu alandaki üreticiler için ciddi bir finansman yükü oluşturuyor. Elektrikli araç pazarında erken dönem avantajı yakalayan Tesla gibi birkaç üretici dışında birçok marka hâlâ yüksek yatırım maliyetleri ve düşük kâr marjlarıyla mücadele ediyor.
Bu çerçevede Doğu, TOGG’un mevcut finansal yapıyla uzun süre ilerlemesinin zor olabileceğini belirterek şu ifadeyi kullandı: “Bu şekilde gidecek yol kalmadı. Ya satılır ya da bir fona devredilir.”
Elektrikli araç sektöründe küresel rekabetin giderek sertleşmesi de projeyi zorlayan unsurlar arasında gösteriliyor. Özellikle Çinli üreticilerin agresif fiyat politikaları ve Avrupa pazarındaki talep yavaşlaması birçok üreticinin bilançolarını baskı altında tutuyor.
TOGG cephesinde ise henüz yeterli üretim ölçeğine ulaşılamaması finansallar üzerinde belirleyici faktör olarak öne çıkıyor. Otomotiv sektöründe kârlılık genellikle yüksek üretim hacmi ve geniş pazar payı ile sağlanabiliyor. Ancak yeni markaların bu ölçeğe ulaşması zaman ve yüksek sermaye gerektiriyor.
Bu nedenle TOGG projesi artık yalnızca bir otomobil yatırımı olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji yatırımları ve sanayi politikası açısından önemli bir test olarak değerlendiriliyor.
Önümüzdeki dönemde kritik soru ise şu olacak:
TOGG yüksek yatırım dönemini aşarak üretim ölçeğini büyütebilecek mi, yoksa proje farklı bir sermaye yapısıyla yeni bir ortaklık modeline mi gidecek?















