Resmi Gazete kararıyla LFP ve NMC dahil tüm lityum iyon bataryalar stratejik ürün kapsamına alındı. Düzenleme, enerji depolama ve elektrikli araç yatırımlarını hızlandırmayı hedefliyor.

10 Nisan tarihli Resmi Gazete kararıyla birlikte başta LFP (Lityum Demir Fosfat) olmak üzere NMC (Nikel Mangan Kobalt) dahil tüm lityum iyon batarya teknolojileri stratejik ürün kapsamına alındı. Karar, batarya üretimi ve geliştirme süreçlerini kapsayarak hem enerji depolama sistemleri hem de elektrikli araç yatırımlarında daha hızlı onay ve finansman mekanizmalarının devreye alınmasını hedefliyor. Düzenlemenin, Türkiye’de batarya ekosistemine yönelik yatırım iştahını artırması bekleniyor.
Stratejik ürün listesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından dışa bağımlılığı azaltmak, yerli üretim kapasitesini artırmak ve cari açığı düşürmek amacıyla belirlenen kritik sanayi başlıklarını kapsıyor. Bu kapsamda yer alan ürünler, çeşitli teşvik ve destek mekanizmalarından yararlanabiliyor. Batarya teknolojilerinin bu listeye dahil edilmesi, enerji dönüşümü ve sanayi politikası açısından doğrudan öncelik alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Alınan kararın en güçlü etkisinin enerji depolama alanında ortaya çıkması bekleniyor. Türkiye’de 2022 sonrası yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte yeni rüzgar ve güneş enerjisi santrallerine, kurulu güçleri kadar batarya kapasitesi kurma zorunluluğu getirilmişti. Bu düzenleme sonucunda ülkede yaklaşık 33 gigavatlık batarya proje stoğu oluştu.
2035 hedefleri kapsamında ise iki saatlik depolama süresiyle toplam 7,5 GW batarya kapasitesi planlanıyor. Bu tablo, özellikle şebeke ölçekli enerji depolama sistemlerinin Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir rol üstleneceğini ortaya koyuyor.
LFP teknolojisi öne çıkıyor
Büyük ölçekli enerji depolama sistemlerinde LFP teknolojisinin öne çıkmasının temel nedeni güvenlik, maliyet ve uzun çevrim ömrü olarak öne çıkıyor. LFP bataryalar, NMC kimyasına göre daha düşük termal kaçak riski taşırken daha uzun kullanım ömrü ve daha düşük üretim maliyeti sunuyor.
Enerji yoğunluğunun daha düşük olması, elektrikli araçlar gibi hareketli sistemlerde dezavantaj oluştururken sabit şebeke uygulamalarında bu sınırlama kritik bir etki yaratmıyor. Bu nedenle LFP, özellikle büyük ölçekli BESS (Battery Energy Storage System) projelerinde daha uygun bir çözüm olarak değerlendiriliyor.
Resmi Gazete’de yer alan düzenleme, yalnızca genel çerçeveyi değil batarya teknolojilerinin teknik sınıflandırmasını da kapsıyor. Buna göre LFP tabanlı hücreler 4,9V altı, 400V altı ve 400V üstü olmak üzere üç ayrı kategori altında stratejik ürün listesine dahil edildi. Bu yapı, teşviklerin yalnızca düşük güçlü uygulamalara değil, aynı zamanda yüksek voltajlı şebeke sistemleri ve modern elektrikli araç mimarilerine de uygulanabileceğini ortaya koyuyor.
Ayrıca prizmatik, kese (pouch) ve silindirik gibi farklı hücre formlarının tamamı kapsama dahil edilirken lityum iyon bataryaların farklı türevleri de düzenleme çerçevesinde stratejik başlık altında değerlendiriliyor.
Elektrikli araç pazarında ise LFP ve NMC kimyaları farklı kullanım alanlarında konumlanmaya devam ediyor. NMC bataryalar yüksek enerji yoğunluğu sayesinde uzun menzil gerektiren modellerde tercih edilirken LFP bataryalar maliyet avantajı ve güvenlik özellikleri nedeniyle özellikle giriş ve orta segment araçlarda daha fazla kullanılıyor.













