Borsa İstanbul tarım ve emtia ticareti sektörünün halka arzı taze oyuncularından DCT Trading Dış Ticaret A.Ş. (DCTTR), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı son dakika bildirimiyle yatırımcılarını bir kez daha “patron satışı” gerçeğiyle karşı karşıya bıraktı. Şirketin hâkim ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, şirketin toplam sermayesinin %10’una denk gelen devasa bir pay paketini borsada satabilmek için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) resmen başvurdu.
DCT Trading’in halka arzından bu yana bitmek bilmeyen ortak satışı silsilesini, kurucu iradenin şirketteki paylarını hızla nakde çevirme motivasyonunu ve 39 milyon adet payın borsaya arz edilme kararının arkasındaki riskli finansal arka planı mercek altına aldık.
Taahhüt Bitti, Satış Dalgası Başladı: 39 Milyon Lotluk Yeni Baskı
DCT Trading (DCTTR) ortaklığından gelen son KAP açıklaması, piyasada “halka arzların kalıcılığı” ve “patron güveni” tartışmalarını yeniden alevlendirecek nitelikte. Şirketin hâkim ortağı Levent Sadık Ahmet, elinde bulundurduğu imtiyazsız B Grubu payların borsada satılabilir niteliğe dönüştürülmesi amacıyla 1 Haziran 2026 (bugün) tarihi itibarıyla SPK’ya başvurdu.
SPK’nın VII-128.1 sayılı Pay Tebliği’nin 27’nci maddesi kapsamında hazırlanan “Pay Satış Bilgi Formu” onaylandığı takdirde, milyonlarca lot hisse borsa tahtasında ciddi bir arz baskısı yaratma potansiyeline sahip olacak.
Sermayenin Onda Biri Borsaya Çıkıyor
KAP’a yansıyan taslak form verilerine göre, Levent Sadık Ahmet’in borsada satışa konu etmek istediği pay paketi, şirketin geleceğine dair soru işaretlerini büyütecek büyüklükte:
- Satışa Konu Pay Miktarı: 39.000.000 (39 Milyon) TL nominal değerli hisse.
- Sermayeye Oranı: Şirketin çıkarılmış sermayesinin tam %10’u.
Halka arz edilen bir şirketin ana ortağının, kısa süre içinde sermayenin onda biri gibi majör bir oranı daha piyasaya arz etmek istemesi, derinliği sınırlı tahtalarda fiyat istikrarı açısından her zaman ciddi bir risk barındırır.
Halka Arzdan Bugüne: Şirket Kaynak Oluşturma Merkezi mi Oldu?
DCT Trading’in Temmuz 2024’teki halka arz sürecinde satılan 7,5 milyon lotluk kurucu ortak payının ardından piyasaya verilen “1 yıl boyunca yeni pay satmama” taahhüdü, anlaşılan o ki sadece yasal bir zorunluluğu savuşturmak için beklenmiş. Temmuz 2025’te bu yasal kısıtlamanın sona ermesiyle birlikte, Levent Sadık Ahmet’in adeta kronolojik bir nakde geçiş planı uyguladığı görülüyor:
- Ağustos 2025 (Kurumsallara Blok Satış): Yasal yasağın bitmesinin üzerinden bir ay bile geçmeden, şirket sermayesinin %9’unu temsil eden 11.700.000 lot, hisse başı 36,50 TL’den kurumsal fonlara satılarak elden çıkarıldı.
- Aralık 2025 (Borsa Satışı): Bedelsiz sermaye artırımı sonrasında piyasa fiyatları düzeltilmişken, borsada 89.700 adet hisse daha doğrudan tahtada satıldı ve patronun payı %58,30 seviyesine geriledi.
- Haziran 2026 (Bugün): Ve son hamleyle birlikte, %58,30’luk mevcut payın %10’u daha masaya kondu. Bu başvuru onaylanırsa, patronun şirketteki payı %48,30’a gerileyecek ve halka açıklık/kurumsal pay oranı kontrolsüz bir şekilde büyüyecek.
“Patron Neden Hisselerini Bu Kadar Hızla Satıyor?”
Piyasa oyuncularının ve küçük yatırımcıların sorması gereken en kritik soru şudur: Halka arzının üzerinden henüz iki yıl bile geçmemiş, büyüme vadeden bir tarım ve emtia şirketinin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı, neden sürekli ve agresif bir şekilde pay oranını azaltmaktadır?
Ağustos 2025’teki blok satışın ardından, bugün gelen %10’luk yeni satış başvurusu, akıllara şirketin nakit ihtiyacını ya da ortağın şirketin mevcut piyasa değerlemesini “çıkış için uygun bir zirve” olarak görüp görmediği sorusunu getiriyor.
Yatırımcılar şimdi SPK’nın yayımlayacağı onay bültenini bekliyor. Ancak bu devasa lot paketinin borsaya doğrudan (tahtadan) verilmesi durumunda hisse fiyatı üzerinde oluşacak satış baskısı, kurumsal yatırımcıya blok halinde satılması durumunda ise “şirket yönetiminin geleceği” üzerindeki belirsizlik piyasa tarafından yakından ve haklı bir şüpheyle takip edilecek.














