1. Haberler
  2. Borsa
  3. Ayı mı, Domuz mu? Çay Parası Bile Kalmadı

Ayı mı, Domuz mu? Çay Parası Bile Kalmadı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Borsa ayı piyasasına girdi mi, girecek mi? Bu soruyu soran da yoruldu, cevap veren de. Ortada ayı falan yok abi, biz çoktan mağaranın içindeyiz, kapı da üstümüze kapanmış.

Fonlar tasfiye oldu mu? Foncular paralarını alabilecek mi? Alabilirlerse ne mutlu, ama kuyruk uzun, kasa ince, sabır ise çoktan tükendi. Yatırımcı borsada artık kâr aramıyor, ana parasından anasını arıyor. Cüzdanın içine bakıp “Sen misin?” diyor, cüzdan cevap vermiyor.

Sabah uyanınca ilk işimiz kimin gözaltına alındığına bakmak oldu. Eskiden döviz kuruna bakardık, şimdi manşetlere. Emre Tezmen’i konuşuyoruz, Muhammed Yarız’ın uçağını konuşuyoruz. Uçağın adı YRZ. Sahibi içerde, uçak yerde. Gemi bir yerde, ada bir yerde, hepsi park halinde. Bir tek yatırımcının hisseleri park halinde değil, tabanda kilitli. Her gün ortalama 90-100 hisse yerle bir. Yani park yeri kalmadı, taban dolu.

Üstüne enflasyon. Yaşam maliyeti öyle bir tırmanıyor ki zirveye çıkmış dağcı gibi, oksijen yok, yol yok, aşağıdan sadece market fişleri görünüyor. “Bunaldık mı? Yok yahu, çay koy tekrar başlarız” derdik eskiden. Şimdi o da yok. Çay alacak parayı da borsada bıraktık abi, demlik bile gitti.

Peki geriye ne kaldı? Cem Yılmaz’ın o meşhur repliği: “Hayattayız en azından be abi.” Ama bu cümle bile artık teselli gibi gelmiyor, içeriden bir ses yaşamak bu mu diye seslenir gibi.

Selçuk Kozağaçlı çıktı mı, çıkmadı mı, onu da bilmiyoruz. Ama o kısa videosu hâlâ kulaklarımızda:

“Güvenlik yok, iş yok, gelecek yok, hukuk yok, anayasa yok, yaşıyoruz; bu yaşamak çok kutsal, öyle mi? Öyle değil. Yaşamın kendisi değil kutsal olan; kutsal olan adil bir yaşam, kutsal olan onurlu bir yaşam, kutsal olan güvenli bir yaşam…”

Sözün bittiği yer burası galiba. Gerisi süs.

Bakanlar da var bakmayanlar da. Tekkenin içindekiler de dışındakiler de. Çorba parasına çalışanlar da, çorbayı kaynatanlar da. Hepimiz aynı gemideyiz ama herkesin bileti aynı sınıftan değil. Kaptan köşkü ışıl ışıl, ambar sırılsıklam. Çoğumuz miço sanırım. Halatı çeken biz, fırtınada ilk ıslanan biz, güverteyi silen yine biz. Gemi her gün biraz daha eksiye, biraz daha dibe. Bu konuda istikrarlıyız maşallah. Yalan yok, tek istikrarlı şey bu: dibe inişte metronom gibiyiz.

Ayı piyasasında mıyız? Yoo, domuz piyasası. Ama yahu o hayvanın ne suçu var? Daha aşağılık olanlar var, onlara da sıfat bulamıyorum. Elimizde tek bir adi deyim, tek bir söyleyiş kalmadı, hepsini bu dönemde harcadık. Cephanelik boşaldı, dilin ucunda bir tek küfür kaldı, o da sıra bekliyor. Dur parmaklarım, ağız bozulmasın.

Bakalım daha neler çıkacak. Milyarlar, dolarlar, euro’lar… Kimin çekmecesinden, kimin ada evinden, kimin uçağının koltuk altından. Biz burada çayın parasını sayarken onlar sayıları sayamıyormuş, sıfırlar da yetmiyormuş.

Yine de bir şey diyeceğim: gecenin en karanlık yeri şafaktan hemen önceymiş derler. Doğruysa çok yakınız. Yanlışsa da en azından elimizde el feneri kadar bir umut, bir de o çay var. Koy bakalım tekrar, borç yazdır.

Ayı mı, Domuz mu? Çay Parası Bile Kalmadı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finanshub Ekonomi & Borsa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!