1. Haberler
  2. Borsa
  3. Borsa İstanbul’da “Karar” Haftası: Yön Arayışı, Kritik Seviyeler ve Öne Çıkacak Sektörler

Borsa İstanbul’da “Karar” Haftası: Yön Arayışı, Kritik Seviyeler ve Öne Çıkacak Sektörler

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Borsa İstanbul (BİST 100), son haftalarda yaşanan sert satış dalgalarının ardından yeni haftaya tam bir “karar aşamasında” ve yoğun bir yön arayışıyla giriyor. Piyasaya hakim olan belirsizlik ortamı, klasik bir boğa (yükseliş) veya ayı (düşüş) trendinden ziyade, haber akışlarına son derece duyarlı ve hisse bazlı sert ayrışmaların yaşanacağı bir döneme işaret ediyor. Endeksteki sert düzeltmeler hisse senedi fiyatlarını cazip seviyelere çekerek bir “tepki yükselişi” potansiyeli doğursa da, zedelenen yatırımcı güveni bu olası yükselişlerin zayıf ve geçici kalabileceği riskini barındırıyor. Teknik açıdan bakıldığında, piyasanın kaderini çizecek ana hatlar netleşmiş durumda: Aşağıda 12.700 ile 13.000 bandı endeksin en güçlü kalesi (destek) konumundayken, yukarıda 13.400 ile 13.500 bandı aşılması gereken en kritik direnç bölgesi olarak öne çıkıyor. BİST 100 endeksi bu dar banttan kalıcı bir şekilde çıkmadıkça, piyasada net ve güvenilir bir trendden bahsetmek oldukça zor görünüyor.

Jeopolitika ve Sıkı Para Politikası

Önümüzdeki hafta piyasanın yönünü tayin edecek ana faktörlerin başında, satış baskısının da bir numaralı nedeni olan Orta Doğu merkezli jeopolitik riskler geliyor. Bölgedeki ateşin harlanması ve yeni risk haberlerinin gelmesi, başta sanayi ve bankacılık olmak üzere endeks genelindeki satış baskısını derinleştirecektir; ancak jeopolitik tansiyonun düşmesi halinde Borsa İstanbul’da çok sert bir tepki yükselişi (ralli) görmemiz sürpriz olmayacaktır. Makroekonomik tarafta ise Türkiye’nin uygulamaya devam ettiği sıkı para politikası piyasaları çift yönlü sıkıştırıyor. Yüksek faiz ortamı hisse senetleri için negatif bir alternatif maliyet yaratırken, güçlü Türk Lirası politikası ihracatçı şirketlerin bilançoları üzerinde baskı oluşturuyor. Tüm bu zorluklara rağmen, Borsa İstanbul’un dolar bazında hala oldukça “ucuz” seyretmesi, yaşanan düşüşlerin yabancı yatırımcılar tarafından orta-uzun vadeli bir alım fırsatı olarak değerlendirilmesini sağlıyor.

Yükselişin Liderleri ve Krizin Kazananları: Hangi Sektörler Öne Çıkıyor?

Artık “ne alırsan yükselir” döneminin kapandığı ve sektörel seçiciliğin hayat kurtardığı bir haftadayız. Olası bir pozitif senaryoda, endeksi yukarı taşıyacak tartışmasız lider sektör Bankacılık olacaktır. Sert düşüşler sonrası rasyoları oldukça ucuzlayan bankalar, yabancı yatırımcının piyasaya giriş yaparken ilk tercih edeceği adres konumundadır. Jeopolitik krizin ve artan petrol fiyatlarının doğrudan kazananı ise Enerji ve Rafineri şirketleri olmaya devam edecektir. Savaş riskinin tırmanması durumunda para güvenli limanlara kayacağı için, borsada genel bir düşüş yaşansa bile Altın ve Madencilik hisselerinin pozitif ayrışması beklenmektedir. Ayrıca, kurun yatay/zayıf seyrinden döviz bazlı gelirleriyle avantaj sağlayan ve yaklaşan turizm sezonunu fiyatlamaya hazırlanan Ulaştırma ve Havacılık sektörü, bu dalgalı piyasada en sağlam durabilecek limanlardan biri olarak öne çıkmaktadır.

Uzak Durulması veya Seçici Olunması Gereken Sektörler

Madalyonun diğer yüzünde ise yüksek faiz ve daralan iç talepten olumsuz etkilenen sektörler bulunuyor. Yüksek faiz oranları nedeniyle finansman maliyetleri katlanan ve iç pazardaki yavaşlamayı derinden hisseden Sanayi sektörünün, endeks getirisinin gerisinde kalma ihtimali oldukça yüksektir. Benzer şekilde, talebin yavaşladığı, kampanyaların arttığı ve dolayısıyla kârlılık marjlarının baskı altında kaldığı Otomotiv sektörü zayıf halkalardan biri olarak dikkat çekiyor. Yüksek enflasyonun ciroları şişirdiği ancak maliyet baskısının kârlılığı törpülediği Perakende ile yüksek faiz ortamından direkt yara alan İnşaat ve GYO sektörlerinde ise genel bir sektör rallisinden ziyade, yalnızca güçlü hikayesi olan şirket bazlı (seçici) fırsatlar değerlendirilmelidir.

3 Senaryolu Haftalık Strateji: “Bekle-Gör”

Önümüzdeki hafta piyasa, uzun vadeli ve agresif pozisyon almaktan ziyade, büyük oyuncuların “bekle-gör” moduna geçtiği, kısa vadeli ve hızlı hareket etmeyi (trade) gerektiren bir yapıya bürünecektir.

Pozitif Senaryo: Jeopolitik risklerin sönümlenmesiyle endeksin 13.500 direncinin üzerine atması, bankacılık liderliğinde yeni ve güvenli bir yükseliş trendini başlatacaktır.

Nötr Senaryo (En Olası): Endeksin 12.700 ile 13.500 bandında sıkışıp kalması, gün içi sert dalgalanmaların yaşandığı tam bir “trade (al-sat) piyasası” yaratacaktır.

Negatif Senaryo: Bölgeden gelebilecek yeni bir savaş veya şok haberiyle 12.700 desteğinin kırılması, satışların çok daha derinleşmesine neden olacaktır.

Özetle; bu hafta borsada para daha çok Bankacılık, Enerji ve Havacılık üçgeninde dönecek olup; risklerin arttığı günlerde Altın/Madencilik hisseleri can simidi görevi görecektir.

Endeks 13.500 seviyesini hacimli bir şekilde kırmadan, piyasada “güvenli bir yükseliş” trendinden söz etmek teknik olarak mümkün değildir.

Borsa İstanbul’da “Karar” Haftası: Yön Arayışı, Kritik Seviyeler ve Öne Çıkacak Sektörler
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finanshub Ekonomi & Borsa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!