Amerikan Merkez Bankası (Fed), küresel piyasaların yakından takip ettiği Ocak 2026 toplantısını tamamladı. 2025’in son çeyreğinde gerçekleştirilen seri faiz indirimlerinin ardından Kurul, bu toplantıda “bekle-gör” stratejisine geçiş yaptı. Beyaz Saray’dan gelen yoğun faiz indirimi çağrılarına rağmen alınan bu karar, bankanın kurumsal bağımsızlığını koruma refleksi ve ekonomik verilerin beklenenden güçlü seyretmesiyle şekillendi.
İndirim Döngüsüne Neden Ara Verildi?
Fed, politika faizini piyasa beklentilerinin bir kısmını karşılayacak şekilde %3.50-%3.75 aralığında sabit bıraktı. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), ekonominin dayanıklılığını koruduğunu ve resesyon endişelerinin yerini “yumuşak iniş” senaryosuna bıraktığını teyit etti.
Fed Başkanı Jerome Powell’ın “Ekonomi bir kez daha gücünü göstererek bizi şaşırttı” ifadesi, bu molanın temel gerekçesini oluşturuyor. Büyüme verilerinin pozitif gelmesi, Fed’e faiz indirimlerinde aceleci davranmama ve enflasyonla mücadelede kazanımları riske atmama lüksünü tanıdı.
Görüş Ayrılıkları: 10’a Karşı 2 Oy Ne Anlama Geliyor?
Karar metninin en dikkat çekici unsurlarından biri, oylamadaki fikir ayrılığıydı. Karar oy birliği ile değil, 10’a karşı 2 oyla alındı. Guvernörler Christopher Waller ve Stephen Miran, faizlerin 25 baz puan daha düşürülmesi gerektiği yönünde oy kullandı.
Bu durum iki önemli sinyal veriyor:
- İç Muhalefet: Fed içerisinde para politikasının gereğinden fazla sıkı kaldığını düşünen güçlü bir teknik kanat mevcut.
- Gelecek Toplantılar: Muhalif oyların varlığı, veri akışında en ufak bir bozulma görülmesi durumunda indirimlerin hızla geri dönebileceğine işaret ediyor.
Enflasyon Dinamikleri ve Gümrük Tarifelerinin (Tariffs) Rolü
Powell’ın enflasyonu “hafif yüksek” olarak tanımlaması, piyasada yeni bir risk faktörünün fiyatlanmaya başladığını gösteriyor. Hizmet enflasyonunda düşüş eğilimi sürerken, mal enflasyonunda görülen kıpırdanmanın arkasında yeni gümrük tarifelerinin (tariffs) etkisi olduğu düşünülüyor.
Analistler, gümrük vergilerinden kaynaklanan maliyet artışlarını Fed’in şimdilik “geçici bir arz şoku” olarak değerlendirdiğini, ancak bu durumun kalıcı hale gelmesi riskine karşı faiz silahını kılıfına sokmadığını belirtiyor.
1. Dolar Endeksi (DXY) Görünümü
Piyasalar, toplantı öncesinde agresif bir faiz indirimi ihtimalini kısmen fiyatlamıştı. Fed’in frene basması ve Powell’ın “acelemiz yok” mesajı, ABD Doları’nı majör para birimleri karşısında destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
2. EUR/USD ve Gelişmekte Olan Piyasalar
- EUR/USD: Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz indirimlerine devam ettiği bir senaryoda, Fed’in duraksaması parite üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
- Gelişen Piyasalar: Fed’in şahin duruşu, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerindeki baskıyı artırabilir. Ancak, Powell’ın “riskler azaldı” söylemi küresel risk iştahını tamamen kapatmadığı için, sermaye çıkışlarının ılımlı seyretmesi beklenebilir.
Fed, faiz indirimi döngüsünü tamamen bitirmedi ancak politika rejimini “kesintisiz easing”ten veri-odaklı mikro ayarlara geçirdi. Özellikle tarife kaynaklı arz şoku enflasyonu, para politikasıyla kontrolü zor bir risk oluşturuyor ve Fed’in bekle-gör duruşunun temel nedeni haline geldi.
Ayrıca FOMC içindeki 10-2 bölünme, politika yapıcılar arasında 2026 için belirgin bir görüş ayrılığı olduğunu gösteriyor; bu da yıl boyunca daha volatil ve data-reaktif bir Fed patikasına işaret ediyor. Powell’ın görev süresinin sona erecek olması ise Fed bağımsızlığı ve politika yönü açısından henüz tam fiyatlanmamış yapısal bir makro risk olarak öne çıkıyor.














