1. Haberler
  2. Borsa
  3. Financial Times’tan Çarpıcı Analiz: Türk Şirketleri “Sudan Ucuz” mu?

Financial Times’tan Çarpıcı Analiz: Türk Şirketleri “Sudan Ucuz” mu?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Financial Times’ta yayımlanan dikkat çekici analiz, küresel şirket değerlemeleri ile Türkiye’deki büyük şirketlerin piyasa değerleri arasındaki farkı gündeme taşıdı. Özellikle Nestlé’nin su markaları üzerinden yapılan karşılaştırma, çarpıcı bir tablo ortaya koydu.

Habere göre Nestlé, San Pellegrino ve Perrier gibi markaları da içeren su iş kolunun yüzde 50’sini satışa çıkardı. Bu süreçte dev yatırım fonlarının yarıştığı belirtilirken, söz konusu birimin yaklaşık 5,5 milyar euro değerleme ile pazara sunulması dikkat çekti.

2025 yılında yaklaşık 1,1 milyar euro ciro ve 126 milyon euro kâr üreten bu iş kolunun, yaklaşık 43,5 F/K çarpanı ile değerlenmesi, küresel piyasalardaki yüksek fiyatlamayı gözler önüne serdi.

Bu tablo Türkiye ile kıyaslandığında ise dikkat çekici bir ayrışma ortaya çıkıyor. Financial Times’taki analiz ve yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye’nin önde gelen şirketleri çok daha düşük çarpanlarla işlem görüyor.

Bu durum, “Bir su markası, Türkiye’nin dev şirketlerinden daha mı değerli?” sorusunu beraberinde getirdi.

Şirketler Değil Ülke Riski Fiyatlanıyor

Analizde en dikkat çekici nokta ise bu düşük değerlemelerin nedenine ilişkin. Buna göre sorun şirket yönetimlerinden ziyade Türkiye’nin genel risk algısında yatıyor.

Şirketlerin adeta “ayaklarındaki pranga” olarak tanımlanan unsurlar; hukuk sistemi, vergi düzeni, makroekonomik tablo ve jeopolitik riskler olarak sıralanıyor. Bu faktörlerin, Türkiye’nin dev şirketlerini küresel benzerlerine kıyasla daha düşük değerlemelere mahkûm ettiği vurgulanıyor.

Uzmanlara göre çarpıcı bir örnek de Turkcell üzerinden veriliyor. Aynı finansal verilerle bir Avrupa ülkesinde faaliyet gösteriyor olsaydı, şirketin piyasa değerinin 20 milyar doların üzerine çıkabileceği ifade ediliyor. Ancak mevcut ekonomik konjonktür, Türkiye merkezli şirketleri küresel rekabette dezavantajlı bir noktaya itiyor.

Piyasa Profesyonelleri Ne Diyor?

Piyasa yorumlarıyla bilinen Mahmut Saymaz da uzun süredir benzer bir noktaya dikkat çekiyor. Saymaz, Türkiye piyasalarının “çok ucuz” olduğunu sık sık vurgularken, asıl sorunun şirket performansından ziyade sistemsel ve yapısal eksiklikler olduğunu dile getiriyor.

Saymaz’a göre Türkiye’nin küresel sermaye çekebilmesi için:

• Anglo-Sakson hukuk sistemine yakın bir yapı

• Bağımsız ve güçlü düzenleyici kurumlar

• Uluslararası standartlarda sermaye piyasası altyapısı

• Rekabetçi ve uzun vadeli (en az 25 yıl) vergi avantajları

• Kâr transferlerinde serbestlik

• Mülkiyet haklarının güçlü güvencesi

• Uluslararası fonların yönetebileceği trust sistemlerinin hukuka dahil edilmesi

gibi reform adımları kritik önem taşıyor.

Bu tür düzenlemelerin hayata geçirilmesi halinde, bugün Dubai gibi finans merkezlerine yönelen şirket ve fonların Türkiye’ye kayabileceği ifade ediliyor.

Ankara Başarılı Olursa Şirketler Uçar

Analizde geçmiş dönemlere de atıf yapılıyor. Türkiye’de ekonomik istikrarın güçlü olduğu yıllarda, özellikle bankacılık sektörünün milyarlarca dolarlık yabancı yatırımı çekebildiği hatırlatılıyor.

Bugünkü tablonun ise yatırımcı algısı açısından “moral bozucu” olduğu ifade ediliyor.

Sonuç olarak, Türk şirketlerinin gerçek değerine ulaşmasının anahtarının şirketlerden çok ekonomi yönetiminde olduğu vurgulanıyor. Hukuk, ekonomi politikaları ve güven ortamında atılacak adımların, şu anda “sudan ucuz” olarak nitelendirilen Türk şirketlerini yeniden küresel yatırımcıların radarına sokabileceği belirtiliyor.

Financial Times’tan Çarpıcı Analiz: Türk Şirketleri “Sudan Ucuz” mu?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finanshub Ekonomi & Borsa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!