Küresel petrol arzının ana koridorlarından Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılması ve Versailles Mutabakat Muhtırası’nın (MoU) devreye girmesi, ham petrol göstergelerini sert bir şekilde aşağı çekiyor. Rabobank enerji stratejistleri Joe DeLaura ve Florence Schmit, risk primlerinin ortadan kalkmasıyla birlikte petrol piyasası için başlangıçta düşüş eğilimli (ayı piyasası) bir yol haritası çizdi.
Brent ve WTI Tahminlerinde 24 Dolarlık Dev Kesinti
Hürmüz Boğazı’nın Mutabakat Muhtırası (MoU) kapsamında belirlenen 60 günlük deneme süresi boyunca açık kalacağı ve bölgedeki mayınların temizleneceği varsayımı, fiyat tahminlerini adeta çökertti. Rabobank’ın güncellenen projeksiyonları şu şekildedir:
- Brent Petrol: Banka, daha önce 103 dolar/varil olarak açıkladığı 2026 yılı 3. çeyrek Brent tahminini 79 dolara düşürdü. Benzer şekilde 4. çeyrek beklentisi de 93 dolardan 78 dolara çekildi. Uzun vadede ise Brent fiyatlarının 2027’de 74,50 dolara, 2028’de ise 71 dolara gerilemesi bekleniyor.
- WTI (Batı Teksas Tipi): WTI tahminleri 2026’nın 3. çeyreği için 75,50 dolar, 4. çeyreği için ise 74 dolar olarak revize edildi. Banka, 2027 WTI öngörüsünü 70 dolara, 2028 beklentisini ise 66,50 dolara kadar indirdi.
Uzun Vadeli Düşüşü Tetikleyen Üç Majör Faktör
Stratejistler, petrol fiyatlarında 2028 yılına kadar kesintisiz devam etmesi öngörülen bu zayıf seyrin arkasındaki yapısal nedenleri üç ana başlıkta özetliyor:
- BAE’nin OPEC Ayrılığı ve Yeni Boru Hattı: Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) OPEC’ten ayrılması ve kendi bağımsız ihracat rotası olan Fujairah boru hattını genişletmesi, kartel yönetiminin arz kesintisi gücünü zayıflatıyor.
- Amerika Kıtasında Üretim Patlaması: Yeni Güney Amerika ülkeleri (başta Guyana olmak üzere) ve ABD’nin kayaç petrolü üretim kapasitesinin önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde küresel arzı yukarı taşıyacağı öngörülüyor.
- Zayıf Talep ve Marjinal Maliyet Sınırı: Küresel ölçekte seyreden zayıf ekonomik büyüme karşısında arzın artması, uzun vadede petrol fiyatlarını ABD’den gelen varil başına marjinal üretim maliyeti seviyesine doğru baskılayacak.
Piyasa uzmanları, bu genel düşüş trendine rağmen sadece Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat akışlarının fiziksel olarak yeniden başlaması süreci etrafında yaşanacak lojistik volatilitenin, fiyatlarda geçici ve kısa vadeli sert yükselişlere (tepki alımlarına) neden olabileceği konusunda yatırımcıları uyarıyor.











