Otomotiv dünyasında yapay zekâ yarışının hız kazandığı dönemde, dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden biri olan Stellantis, otonom sürüş teknolojilerinde dikkat çeken bir adım attı. Şirket, İngiltere merkezli yapay zekâ girişimi Wayve ile stratejik iş birliğine giderek yeni nesil sürüş teknolojilerini araçlarına entegre etmeye hazırlanıyor.
Anlaşma kapsamında Wayve’in yapay zekâ tabanlı “AI Driver” teknolojisi, Stellantis’in STLA AutoDrive platformuyla birleştirilecek. Böylece sürücülere hem şehir içi hem de otoyol koşullarında daha doğal, sezgisel ve güvenli bir eller serbest sürüş deneyimi sunulması hedefleniyor.
HEDEF: İNSAN GİBİ DÜŞÜNEN ARAÇLAR
Geliştirilecek sistem, sürüş sırasında çevresini analiz ederek gerçek dünya koşullarından öğrenebilen yapay zekâ altyapısına sahip olacak. Wayve’in harita bağımsız çalışan teknolojisi sayesinde araçlar yalnızca önceden tanımlanmış güzergâhlarda değil, farklı yol koşullarında da uyum sağlayabilecek.
Şirketler ilk aşamada Seviye 2++ olarak tanımlanan gözetimli otonom sürüş sistemlerine odaklanacak. Bu teknoloji sayesinde sürücüler direksiyona sürekli müdahale etmek zorunda kalmadan aracı takip edebilecek ancak gerektiğinde kontrolü devralabilecek.
İLK UYGULAMA 2028’DE KUZEY AMERİKA’DA
Stellantis, yeni sistemin ilk araç entegrasyonunun 2028 yılında Kuzey Amerika pazarında devreye alınmasını planlıyor. Şirket, ilerleyen yıllarda teknolojiyi farklı markalarına ve küresel pazarlara yaymayı hedefliyor.
Stellantis Mühendislik ve Teknoloji Direktörü Ned Curic, iş birliğinin sürüş deneyimini yeniden tanımlayacağını belirtirken, Wayve CEO’su Alex Kendall ise prototip sistemin iki aydan kısa sürede geliştirildiğini ve entegrasyon sürecinin beklentilerin üzerinde ilerlediğini açıkladı.
TESLA VE ÇİNLİ RAKİPLERE KARŞI YENİ ATAK
Otomotiv sektöründe Tesla, Çinli üreticiler ve teknoloji şirketleri arasında yaşanan yapay zekâ destekli sürüş rekabeti her geçen gün büyürken, Stellantis’in bu hamlesi şirketi küresel yarışta daha güçlü bir konuma taşıyabilir.
Uzmanlara göre Wayve’in harita ve donanım bağımsız yapısı, teknolojinin farklı araç modellerine daha hızlı adapte edilmesini sağlayabilir. Bu da milyonlarca aracın gelecekte aynı yapay zekâ altyapısından faydalanmasının önünü açabilir.
YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ SÜRÜŞTE YENİ DÖNEM
Stellantis’in Abarth, Alfa Romeo, Chrysler, Citroën, Dodge, DS Automobiles, Fiat, Jeep, Maserati, Opel, Peugeot ve Ram gibi markalarını kapsayan geniş ürün portföyü düşünüldüğünde, geliştirilen sistemin küresel ölçekte büyük etki yaratması bekleniyor.
Yapay zekâ destekli sürüş teknolojilerinin önümüzdeki yıllarda otomotiv sektörünün en önemli rekabet alanlarından biri olması beklenirken, Stellantis-Wayve ortaklığı bu dönüşümün en dikkat çekici adımlarından biri olarak görülüyor.
















