Ticaret Bakanlığı, Çin menşeli fotovoltaik panellerde kullanılan alüminyum çerçevelerin ithalatına yönelik dampinge karşı vergiyi yürürlüğe aldı. Kararın yerli üreticilerin rekabet gücünü artırması ve Çin kaynaklı fiyat baskısını azaltması bekleniyor.
Türkiye’de güneş enerjisi sektörünü yakından ilgilendiren önemli bir ticaret politikası adımı hayata geçirildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan düzenlemeyle Çin menşeli fotovoltaik paneller için kullanılan alüminyum çerçevelerin ithalatında dampinge karşı vergi uygulanmasına karar verildi. Kararın, yerli üreticilerin uzun süredir dile getirdiği haksız rekabet endişelerine yanıt niteliği taşıdığı değerlendiriliyor.
Son yıllarda Çinli üreticilerin küresel pazarda agresif fiyat politikalarıyla büyümesi, birçok ülkede koruma önlemlerini gündeme getirmişti. Avrupa Birliği geçmişte benzer uygulamalara başvururken, Türkiye de güneş enerjisi ekipmanlarında yerli üretimi korumaya yönelik çeşitli tedbirler almıştı.
Sektör temsilcileri, özellikle panel üretiminde kullanılan kritik bileşenlerde Çin kaynaklı düşük fiyatlı ürünlerin yerli üreticilerin marjlarını baskıladığını belirtiyordu. Yeni uygulamanın bu baskıyı azaltarak yerli üreticilerin fiyatlama gücünü artırabileceği ifade ediliyor.
Borsa İstanbul tarafında ise kararın güneş enerjisi ekipmanları üreten şirketler açısından olumlu algılanması bekleniyor. Özellikle yerli üretim kapasitesi bulunan şirketlerin iç pazardaki rekabet koşullarında avantaj elde edebileceği değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, sektörün temel sorununun yalnızca Çin rekabeti olmadığını, küresel talep koşulları ve kapasite fazlasının da kârlılık üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini vurguluyor.
Öte yandan yatırımcıların dikkat etmesi gereken önemli bir nokta bulunuyor. Karar doğrudan tüm güneş paneli ithalatını kapsayan genel bir ek gümrük vergisi değil; fotovoltaik panellerde kullanılan alüminyum çerçevelere yönelik dampinge karşı vergi uygulaması niteliği taşıyor. Bu nedenle haberin etkisinin şirket bazında maliyet yapıları ve üretim entegrasyonu dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Karar, Türkiye’nin enerji ekipmanlarında yerli üretimi destekleme stratejisinin yeni bir adımı olarak görülürken, önümüzdeki dönemde sektör şirketlerinin sipariş hacimleri ve kârlılık marjları üzerindeki etkisi yakından takip edilecek.












