Haftalardır devam eden Orta Doğu krizinde gözler, ABD Başkanı Donald Trump’ın yapacağı açıklamalara çevrilmişti. Ancak Trump’ın nadir görülen nitelikteki ulusa sesleniş (prime-time) konuşması, piyasaları rahatlatmak bir yana, mevcut yangına adeta benzin döktü. Washington’ın İran’daki “temel stratejik hedeflerine” ulaşmak üzere olduğunu belirten Trump; savaşın ne zaman biteceğine dair net bir tarih vermediği gibi, önümüzdeki 2-3 hafta içinde askeri operasyonların çok daha şiddetlenebileceğini söyledi. İran’ı “taş devrine döndürecek” (back to the stone ages) kadar ağır vuruşlar yapılabileceğini ve sivil altyapıların da hedef alınabileceğini belirten bu açıklamalar, piyasalardaki risk algısını zirveye taşıdı.
Petrol Yeniden Uçuşta: Brent %6 Sıçradı, “Hürmüz” Kördüğümü Sürüyor
Trump’ın şahin tondaki açıklamalarının piyasadaki en sert yansıması doğrudan enerji fiyatlarında görüldü. İki günlük düşüş eğilimini sert bir şekilde sonlandıran Brent ham petrol vadeli işlemleri, %6’nın üzerinde devasa bir sıçramayla yeniden 100 doların üzerine yerleşti.
Bu yükselişi körükleyen sadece ABD’nin tehditleri olmadı; İran cephesinden gelen açıklamalar da ateşi harladı. Trump’ın Çarşamba günü ortaya attığı “İran ateşkes istedi” iddiasını kesin bir dille yalanlayan Tahran yönetimi, küresel enerji ticaretinin şahdamarı olan Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edeceğini ve geçiş güzergahının tamamen Devrim Muhafızları Donanması (IRGC) kontrolünde olduğunu vurguladı. Öte yandan, ABD ham petrol stoklarının geçen hafta beklentilerin çok ötesinde 5,5 milyon varil artarak 461,6 milyon varile çıkması (normal şartlarda fiyatları düşürmesi beklenen bir veri) bile, bu devasa jeopolitik riskin gölgesinde kalarak piyasalar tarafından tamamen göz ardı edildi.

Fed Beklentilerinde Tarihi U Dönüşü: 2026 İçin “Sıfır” İndirim!
Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine fırlaması, piyasaların makroekonomik beklentilerinde tarihi bir kırılmaya yol açtı. Enerji maliyetlerindeki bu kontrolsüz artış, küresel enflasyonun kalıcı ve yapışkan hale geleceği endişelerini (stagflasyon korkusu) zirveye taşıdı.
Savaş patlak vermeden önce 2026 yılı için Federal Rezerv’den (Fed) en az “iki faiz indirimi” bekleyen trader’lar ve fon yöneticileri, bu beklentilerini tamamen çöpe attı. Mevcut enflasyonist baskılar ve tırmanan savaş nedeniyle, piyasalar 2026 yılı için ABD’de herhangi bir faiz indirimi yapılma ihtimalini tamamen masadan kaldırmış (priced out) durumda. Sıkı para politikasının çok daha uzun süre devam edeceği beklentisi, tahvil getirilerini yukarı iterken dolar bazlı varlıklar üzerinde ağır bir baskı yarattı.
Değerli Metallerde Hayal Kırıklığı: Güçlü Dolar Altını Eziyor
Jeopolitik kriz ortamında normal şartlarda güvenli liman olarak parlaması beklenen altın ve gümüş, faizlerin düşmeyeceği gerçeği ve güçlenen dolar karşısında ağır yara aldı.
- Ons Altın: Dört günlük yükseliş serisini sonlandıran altın, 4.600 dolar seviyesine kadar geriledi.

- Ons Gümüş: Çok daha kırılgan bir tablo çizen gümüş ise %3’ün üzerinde sert bir değer kaybıyla 70 dolar seviyelerine kaydı.

Buradaki temel mekanizma oldukça net: Savaşın yarattığı panik ortamında yatırımcılar, hem yüksek faiz getirisi sunan hem de dünyanın en büyük ekonomisinin para birimi olan ABD Doları’nı (DXY) nihai “güvenli liman” olarak seçti. İki günlük düşüşünü sonlandırarak yeniden 100 seviyesine doğru tırmanan Dolar Endeksi, çatışmaların başından bu yana %2,3 oranında değer kazandı. Faiz getirisi olmayan altın ve gümüş ise, bu güçlü Dolar karşısında portföy boşaltma (tasfiye) satışlarının kurbanı oldu.












