Alves Kablo’da son dönemde yaşanan gelişmeler, şirketin finansal açıdan ciddi bir sıkışıklık içerisinde olduğunu ortaya koydu. Şirketin patronunun cezaevinde bulunduğu süreçte, vadesi gelen kira sertifikası borcunun ödenememesi, planlanan yeni finansmanın sağlanamaması, yatırımların ertelenmesi ve üretimin düşük kapasitede devam etmesi dikkat çekiyor.
Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, KT Sukuk Varlık Kiralama A.Ş. aracılığıyla ihraç edilen kira sertifikası kapsamında 28 Ağustos 2026 vadeli 260 milyon TL anapara ile 49,68 milyon TL dönemsel getiri olmak üzere toplam 309,68 milyon TL’lik ödeme vadesinde gerçekleştirilemedi.
Şirket, ödeme aksamasının gerekçeleri arasında kısa vadede yoğunlaşan finansal yükümlülükleri, işletme sermayesine bağlanan kaynakların zamanında nakde dönmemesini, bazı kredi limitlerinin daralmasını ve planlanan yeni finansman kaynaklarının devreye alınamamasını gösterdi.
300 milyon liralık yeni kaynak da gelmedi
Alves Kablo’nun likidite sorununu hafifletmek amacıyla planladığı yeni finansman girişimi de sonuçsuz kaldı.
Şirket, 300 milyon TL tutarında yeni kira sertifikası ihracı için gerekli onayı almasına rağmen, söz konusu sertifikaların nitelikli yatırımcılara satışı gerçekleştirilemedi. Böylece şirketin kasasına bu kanaldan beklenen finansman girişi sağlanamadı.
Bu gelişme, mevcut borcun ödenememesi kadar dikkat çekici bir başka başlık olarak öne çıktı. Çünkü şirketin bir yandan vadesi gelen yükümlülüklerini yerine getirememesi, diğer yandan yeni borçlanma yoluyla finansman sağlayamaması likidite üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor.
2,76 milyar liralık yatırım ertelendi
Likiditeyi korumak isteyen şirket yönetimi, önemli büyüklükteki yatırım programında da frene bastı.
Poliçe üretim tesisi ile siparişi verilmiş makine ve ekipman yatırımlarında kalan toplam yatırım taahhüdünün 2,87 milyar TL düzeyinde olduğu açıklandı.
Bu yatırımlar için bugüne kadar yaklaşık 110 milyon TL avans ödendiği belirtilirken, yaklaşık 2,76 milyar TL tutarındaki yatırım harcamasının ertelenmesine karar verildi.
Şirketin milyarlarca liralık yatırım planını ötelemesi, önceliğin büyümeden ziyade mevcut nakit pozisyonunun korunmasına verildiğini gösteriyor.
Üretim yüzde 40 kapasiteye düştü
Finansal sorunların şirketin faaliyetlerine de yansıdığı görülüyor.
Alves Kablo, üretim faaliyetlerinin tam kapasitenin yaklaşık yüzde 40’ı seviyesinde sürdüğünü bildirdi.
Bu veri, şirkette yaşanan sıkıntının yalnızca bilanço veya finansman tarafında kalmadığını, operasyonel faaliyetlerin de önemli ölçüde etkilendiğini ortaya koyuyor.
Bankalar ve yatırımcılarla yapılandırma masası
Şirket yönetimi, yaşanan likidite sıkışıklığı sonrasında bir dizi tedbiri de devreye aldı.
Buna göre şirket, bankalar ve kira sertifikası yatırımcılarıyla borçların yeniden yapılandırılması için görüşmelere başladı. Aynı zamanda 13 haftalık likidite planı hazırlanması, zorunlu olmayan harcamaların ötelenmesi, stokların daha hızlı nakde çevrilmesi ve tahsilat vadelerinin kısaltılması yönünde adımlar atılıyor.
Şirket ayrıca stokların finansman vadesinin uzatılması, bazı borçların sermayeye dönüştürülmesi veya bankalara göre daha alt sıraya alınması gibi alternatif finansman yöntemlerini de değerlendiriyor.
Bu başlıklar, sorunun basit bir ödeme gecikmesinin ötesinde, şirketin bilanço yapısını ve borç ödeme takvimini yeniden düzenlemeye çalıştığını gösteriyor.
Yakın vadeli ödemelerde belirsizlik sürüyor
Alves Kablo cephesindeki mevcut tablo birkaç önemli risk başlığını aynı anda barındırıyor.
309,7 milyon TL’lik kira sertifikası borcu vadesinde ödenemedi.
300 milyon TL’lik yeni kira sertifikası nitelikli yatırımcıya satılamadı.
2,76 milyar TL’lik yatırım harcaması ertelendi.
Üretim yüzde 40 kapasite seviyesine geriledi.
Bankalar ve yatırımcılarla borç yapılandırma görüşmeleri başladı.
Bütün bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, Alves Kablo’daki sorunun yalnızca vadesinde ödenemeyen tek bir borçtan ibaret olmadığı görülüyor.
Şirket aynı anda likidite, borç ödeme, yeni finansmana erişim, yatırım ve üretim kapasitesi başlıklarında baskı altında bulunuyor.
Önümüzdeki süreçte ise en kritik konu, bankalar ve kira sertifikası yatırımcılarıyla yürütülen görüşmelerden somut bir yapılandırma anlaşması çıkıp çıkmayacağı ve şirketin yakın vadeli finansal yükümlülüklerini hangi kaynaklarla karşılayacağı olacak.














