Saat&Saat (SSAAT), halka arzını 56 TL fiyattan gerçekleştirirken yatırımcılara %37,01 halka arz iskontosu sunulduğunu açıkladı. Halka arz kapsamında 66,9 milyon lot satış planlanırken, izahnamede ayrıca 13,39 milyon lotluk ek satış (greenshoe) hakkı da yer aldı. Bu hakkın kullanılması halinde halka arz büyüklüğü 3,75 milyar TL’den yaklaşık 4,5 milyar TL’ye yükselecek, halka açıklık oranı ise %12,16’ya çıkacaktı.
Ancak süreç sonunda 13,39 milyon lotluk ek satış hakkı kullanılmadı ve halka arz, başlangıçta planlanan büyüklükle tamamlandı.
Yurt içi bireysel yatırımcı kategorisinde talep yaklaşık 1,78 kat seviyesinde gerçekleşirken, bazı yatırımcı gruplarında talep neredeyse 1’e 1 düzeyinde kaldı. Başka bir ifadeyle, arz edilen payların önemli bir bölümü rahatlıkla karşılandı ve geçmiş dönemde sıkça görülen çok yüksek talep tablosu bu halka arzda ortaya çıkmadı.
Bu durum, halka arza yönelik talebin ek satış hakkını kullanmayı gerektirecek seviyeye ulaşmadığı yönünde değerlendirmelere neden oldu. Nitekim halka arz sonuçlarında da önceki yıllarda sıkça görülen onlarca katlık talep yerine daha sınırlı bir talep tablosu ortaya çıktı.
Üstelik SSAAT, Borsa İstanbul’da kısa süre içinde gerçekleştirilen yedinci halka arz olarak yatırımcıların karşısına çıktı. Peş peşe gelen halka arzlar nedeniyle yatırımcı likiditesinin farklı şirketlere dağılması da talep üzerinde etkili olmuş olabilir.

Sonuç ise dikkat çekiciydi. Halka arzın ardından Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayan SSAAT payları, ilk işlem gününde taban fiyata geriledi ve halka arza katılan yatırımcılar daha ilk seansta kayıpla karşılaştı.
Şimdi yatırımcıların cevap aradığı temel soru şu:
Ek satış hakkının dahi kullanılmadığı bir halka arzda, ilk gün yaşanan taban hareketinin temel nedeni neydi? Yoğun halka arz takvimi mi, zayıflayan yatırımcı iştahı mı, yoksa piyasanın değerlemeye bakışı mı?












