Küresel piyasalar enflasyonla mücadele ve faiz beklentileri arasına sıkışmışken, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’dan para politikasının geleceğine ve kurumun bağımsızlığına dair son derece sert, kararlı ve “şahin” bir mesaj geldi. Amerikan Kamu Yönetimi Derneği’nin (ASPA) yıllık konferansına gönderdiği video mesajda eski Fed Başkanı Paul Volcker’ı övgüyle anan Powell; siyasi baskıların, kısa vadeli beklentilerin ve hatta açılan soruşturmaların Fed’in enflasyonla mücadelesini sekteye uğratamayacağını tüm dünyaya ilan etti.
Volcker’ın Mirası: Enflasyonla Savaşta “Acı Reçete” ve Kararlılık
Powell’ın konuşmasının merkezine Paul Volcker’ı oturtması kesinlikle tesadüf değil. 1970’li yılların sonunda kontrolden çıkan fiyat artışlarını dizginlemek adına, ABD ekonomisini kısa vadeli bir resesyona sokma pahasına faizleri acımasızca artıran Volcker, merkez bankacılığında cesaretin ve bağımsızlığın sembolüdür. Powell, “Kısa vadeli baskılara direnmek, uzun vadeli fiyat istikrarının anahtarıdır” diyerek, Volcker’ın bu tavizsiz duruşunun bugün de Fed için evrensel bir standart olduğunu belirtti. Bu açıklamalar, enerji fiyatlarının yeniden yükselişe geçtiği mevcut konjonktürde, Fed’in faiz indirimleri için aceleci davranmayacağının ve gerekirse ekonomiyi soğutmaya devam edeceğinin en güçlü kanıtıdır.
Beyaz Saray’ın Kıskacı: Trump’ın Baskısı ve Adalet Bakanlığı Soruşturması
Powell’ın bu tarihi “bağımsızlık” ve “dürüstlük” vurgusu, Washington’da Fed’e karşı giderek daralan siyasi çemberin tam ortasında geldi. ABD Başkanı Donald Trump, faizlerin yeterince hızlı düşürülmediği gerekçesiyle Fed’i ağır bir dille eleştirerek kurum üzerindeki siyasi baskıyı zirveye taşıyor. Bununla da kalmayan gerilim, Adalet Bakanlığı’nın Fed’in merkez binasındaki yenileme çalışmalarının maliyeti üzerine başlattığı incelemeyle tamamen farklı bir boyuta evrildi. Powell, Volcker’ın siyasi baskılara boyun eğmeyen yapısını hatırlatarak, Beyaz Saray’dan ve yargıdan gelen bu çifte kıskaca karşı Merkez Bankası’nın kurumsal zırhını kuşandığını gösteriyor.
Powell Görevi Bırakmıyor: Mayıs Sonrası İçin Kritik Karar
Konuşmanın piyasalar açısından en çarpıcı sonucu ise Powell’ın kendi geleceğine dair verdiği net karar oldu. Görev süresi Mayıs ayında dolacak olan Powell, kurumu bu siyasi fırtınanın ve tartışmaların ortasında sahipsiz bırakmayacağını, devam eden Adalet Bakanlığı soruşturması sonuçlanana kadar Fed’in başında kalmayı planladığını açıkladı. “Her kamu görevlisi, geriye dönüp doğru olanı yaptığını görmek ister” diyen Powell; kısa vadede maliyetli ve yıpratıcı olsa da kurumsal istikrarı korumanın tarihsel sorumluluğunu üstlendiğini kanıtladı. Bu karar, piyasalara “dümendeyim ve rota değişmiyor” mesajını vererek, Fed’in bağımsızlığına yönelik endişeleri büyük ölçüde yatıştırmayı hedefliyor.
















