Konkordato süreciyle gündeme gelen Türk İlaç ve Serum Sanayi A.Ş.’de finansal sıkıntılar kredi derecelendirme notlarına da yansıdı. JCR Eurasia Rating tarafından yapılan son gözden geçirme çalışması sonucunda şirketin uzun vadeli ulusal kredi notu sert şekilde düşürüldü.
Derecelendirme kuruluşu tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan bildirimde, Türk İlaç’ın Uzun Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu bir önceki değerlendirmedeki “BB (tr)” seviyesinden “CC (tr)” seviyesine indirildi. Böylece şirket yatırım yapılabilir seviyenin oldukça altına gerileyerek yüksek temerrüt riski taşıyan şirketler kategorisine yaklaştı.
Konkordato Kararı Not İndiriminin Merkezinde
JCR tarafından yapılan açıklamada not indiriminin temel gerekçeleri arasında, 14 Mayıs 2026 tarihinden itibaren başlayan ve halen devam eden kredi geri ödeme gecikmeleri, 20 Mayıs 2026 tarihinde ortaya çıkan karşılıksız çek kayıtları, kısa vadede yoğunlaşan yüksek tutarlı çek ödeme yükümlülükleri ve şirketin yüksek seviyedeki kısa vadeli banka borçları gösterildi.
Derecelendirme kuruluşu ayrıca Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2 Haziran 2026 tarihinde verdiği konkordato kararının da değerlendirmede önemli rol oynadığını belirtti.
Görünüm Negatiften Durağana Döndü
İlk bakışta görünümün “Negatif”ten “Durağan”a çevrilmesi olumlu gibi görünse de uzmanlara göre bunun temel nedeni, şirketin notunun zaten çok düşük seviyelere çekilmiş olması. Kredi derecelendirme terminolojisinde bu durum, risklerin büyük ölçüde nota yansıtıldığı anlamına geliyor.
Uluslararası Notlar da Düşük Seviyede
JCR, şirketin uzun vadeli uluslararası yabancı para ve yerel para kredi notlarını da “C” seviyesinde belirledi. Bu seviye, şirketin finansal yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesinin ciddi baskı altında olduğuna işaret ediyor.
Bir Önceki Değerlendirmeye Göre Ne Değişti?
Türk İlaç’ın daha önceki derecelendirme notu BB (tr) / Negatif seviyesindeydi. Son güncellemede not CC (tr) / Durağan seviyesine indirildi.
Bu değişim;
- Kredi geri ödeme gecikmelerinin başlaması ve artması,
- Karşılıksız çek kayıtlarının ortaya çıkması,
- Kısa vadeli likidite baskısının yükselmesi,
- Konkordato sürecinin resmen başlaması,
gibi gelişmelerin ardından gerçekleşti.
Finans çevreleri, konkordato kararının ardından gelen bu sert not indiriminin şirketin finansal durumuna ilişkin endişelerin derecelendirme kuruluşları tarafından da teyit edildiğini değerlendiriyor.












