Wall Street’in önde gelen isimlerinden ve Wharton Finans Profesörü Jeremy Siegel, küresel piyasalara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Siegel, özellikle jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yatırımcıların yaz aylarına kadar temkinli bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti.
CNBC’ye konuşan Siegel, İsrail-İran gerilimi ve ateşkes sürecinin piyasalarda geçici bir rahatlama yaratsa da belirsizliğin devam ettiğini ifade etti. Ünlü ekonomiste göre petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırarak ABD borsalarının kısa vadede güçlü bir yükseliş trendine girmesini zorlaştırıyor.
Siegel, mevcut koşullarda yatırımcılara yeni alım yapmak yerine mevcut pozisyonlarını korumayı ve daha temkinli hareket etmeyi önerdi. “Dürüst olmak gerekirse kısa vadeli görünümün pek pozitif olduğunu düşünmüyorum” diyen Siegel, piyasalarda yönün netleşmesi için zaman gerektiğini vurguladı.
Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi etkilediğini belirten Siegel, Brent petrol fiyatlarındaki artışın tüketici talebi üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti. Bu durumun zincirleme bir maliyet artışına yol açtığını söyleyen Siegel, özellikle havayolu sektörünü örnek göstererek, artan yakıt maliyetlerinin şirketlerin fiyatlama davranışlarını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Siegel’e göre petrol fiyatlarının 60 dolar seviyelerinden 95 dolar bandına yükselmesi, enflasyon görünümünü belirgin şekilde değiştirdi ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim ihtimalini zayıflattı. Ekonomist, bu gelişmelerin Fed’i daha uzun süre sıkı para politikasında tutabileceğini, hatta yıl sonuna doğru faiz artışı ihtimalinin bile gündeme gelebileceğini belirtti.
Ayrıca ABD ekonomisinde tüketici kredilerinin rekor seviyelere ulaşması ve para arzındaki genişleme eğilimi de enflasyonist baskıyı artıran diğer faktörler olarak öne çıktı.
Tüm bu kısa vadeli risklere rağmen Siegel, uzun vadede ABD hisse senetlerine yönelik iyimserliğini koruduğunu da ifade etti. Ancak mevcut koşullarda yatırımcıların “bekle-gör” stratejisine yönelmesinin daha rasyonel olacağını vurguladı.







