Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisini güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı vergi indirimleri ve teşvik paketini içeriyor. Program, özellikle ihracat, finans sektörü ve uluslararası sermaye girişini artırmaya odaklanıyor.
Konuşmada, dünya genelinde artan jeopolitik riskler, çatışmalar ve ekonomik dalgalanmaların üretimden turizme, enerjiden ulaşıma kadar birçok sektörü olumsuz etkilediği vurgulanıyor. Bu belirsiz ortamda Türkiye’nin istikrarını koruyarak bölgesinde “güvenli liman” olmayı sürdürdüğü ifade ediliyor. Aynı zamanda Türkiye’nin küresel ölçekte bir yatırım ve finans merkezi haline getirilmesinin stratejik bir hedef olduğu belirtiliyor.
Programın en dikkat çekici unsurlarından biri, İstanbul Finans Merkezi için sağlanan vergi avantajlarının genişletilmesi. Bu kapsamda, transit ticaret ve yurt dışı ticari aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için kurumlar vergisi tamamen kaldırılıyor. Ayrıca bu teşvikler İstanbul Finans Merkezi dışındaki şirketlere de yayılıyor ve bu tür kazançların büyük bölümü vergiden muaf tutuluyor.
İhracatçılar için getirilen vergi indirimleri de programın önemli bir ayağını oluşturuyor. Kurumlar vergisi oranı imalatçı ihracatçılar için yüzde 9’a, diğer ihracatçılar için ise yüzde 14’e düşürülüyor. Bu adımın, üretimi ve yüksek katma değerli ihracatı teşvik etmesi hedefleniyor.
Yurt dışından sermaye ve döviz girişini artırmak amacıyla da çeşitli düzenlemeler getiriliyor. Son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilere, ülkeye gelmeleri halinde 20 yıl boyunca yurt dışı gelirleri için vergi muafiyeti sağlanacak. Ayrıca yurt dışındaki varlıkların düşük vergilerle Türkiye’ye getirilmesine imkan tanınarak ekonomik kaynakların ülkeye kazandırılması amaçlanıyor.
Program kapsamında yatırım süreçlerini kolaylaştırmak için “tek durak büro” sistemi kuruluyor. Bu sistemle şirket kuruluşundan izin süreçlerine kadar birçok işlem tek merkezden ve dijital altyapıyla yürütülebilecek. Genel olarak paket, Türkiye’yi yatırımcılar için daha cazip hale getirmeyi, üretimi ve ihracatı artırmayı ve küresel sermayeyi ülkeye çekmeyi amaçlayan kapsamlı bir ekonomik dönüşüm planı olarak öne çıkıyor.












