Dünya ekonomisinde korumacılık rüzgarlarının sertleştiği ve ABD’nin gümrük tarifelerini silah olarak kullandığı bir dönemde, Çin yönünü alternatif pazarlara çevirdi. Afrika Birliği üyesi 53 ülkenin mallarına uygulanan ithalat tarifelerini sıfırlayan Pekin yönetimi, bu ülkelerin Çin pazarına çok daha ucuza ve engelsiz erişiminin önünü açtı.
Sadece Çin’in egemenlik ihtilafı içinde bulunduğu Tayvan’ı diplomatik olarak tanıyan Esvatini’nin kapsam dışı bırakıldığı bu uygulamanın, iki yıllık dönemin ardından tek tek ülkelerle yapılacak “Müşterek Kalkınma Ekonomik Ortaklık Anlaşması” adı verilen kalıcı ticari anlaşmalara dönüştürülmesi hedefleniyor.
Kapsam Genişledi: Tarım ve Gıda İhracatında Büyük Maliyet Avantajı
Daha önce en az gelişmiş 33 ülkeye uygulanan sıfır tarife politikası, 1 Mayıs itibarıyla Güney Afrika, Mısır, Nijerya, Cezayir ve Kenya gibi Afrika’nın en büyük 20 ekonomisini de kapsayacak şekilde genişletildi. Bu sayede Afrikalı üreticiler ciddi bir maliyet yükünden kurtuldu.
Yeni düzenleme ile daha önce yüzde 22 gümrük tarifesi uygulanan Fildişi Sahili ve Gana kakaosu, yüzde 33 tarife uygulanan Kenya kahvesi ve yüzde 20 tarifeyle getirilen Güney Afrika narenciye ve şarapları gümrüksüz olarak Çin’e ihraç edilebilecek. Düzenlemenin ilk saatlerinde Güney Afrika’dan gelen 24 tonluk elma sevkiyatında ithalatçı şirket 20 bin yuan (yaklaşık 2 bin 929 dolar) tasarruf sağladı.
102 Milyar Dolarlık Ticaret Açığı Kapanır mı?
Uygulama her ne kadar Afrikalı üreticilere avantaj sağlasa da, taraflar arasındaki ticaretin asimetrik yapısını kısa vadede değiştirmesi beklenmiyor.
Çin Gümrükler Genel İdaresi verilerine göre, Çin ile Afrika arasındaki ticaret hacmi 2010’da 60 milyar dolarken, 2025’te 348 milyar dolara ulaştı. Ancak bu büyüme Afrika’nın aleyhine gelişti ve 2010 yılında dengede olan dış ticaret açığı, 2025 yılı sonunda 102 milyar dolara fırladı. Afrika’nın ihracatının yüzde 60’ını zaten gümrük uygulanmayan petrol ve maden gibi ham maddeler oluştururken; Çin’in kıtaya katma değeri yüksek makine, elektronik, otomobil ve güneş panelleri satması bu devasa açığın temel nedeni oldu. Afrikalı diplomatlar, Pekin yönetiminden kıtanın sanayi kapasitesini artıracak adımlar atmasını talep ediyor.
ABD ile Tarife Gerilimi ve “Küresel Güney” Stratejisi
Çin’in Afrika’ya yönelik bu cömert hamlesinin arkasında yatan temel faktör ise ABD ile yaşanan ekonomik savaş. 2025 yılında Çin’in ABD’ye ihracatı yüzde 20 azalırken, yönünü alternatif pazarlara çeviren Çin’in en fazla ihracat artışı sağladığı bölge yüzde 25,8 ile Afrika oldu.
Pekin yönetimi, ABD’nin tek taraflı ve korumacı politikalarına karşı, gelişmekte olan ülkelerden oluşan “Küresel Güney” ile ticari ve siyasi dayanışmasını artırarak küreselleşme dalgasını bu bölgeler üzerinden sürdürmeyi hedefliyor.












