1. Haberler
  2. Gündem
  3. COĞRAFYA KADERDİR: Nike’ın Garanti Politikası Neden Türkiye’de “Ret”, AB ve ABD’de “Değişim” Demek?

COĞRAFYA KADERDİR: Nike’ın Garanti Politikası Neden Türkiye’de “Ret”, AB ve ABD’de “Değişim” Demek?

Çifte Standardı: AB ve ABD'de İade, Türkiye'de Ret!

Nike kullanıcı hatası bahanesiyle Türkiye'deki iade ve garanti taleplerini neden reddediyor? Şikayetvar verileri, AB yasaları ve ABD'nin 60 günlük koşulsuz iade politikasını kıyasladık. Türk tüketicisi mağdur mu ediliyor?
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünyanın en büyük spor giyim markalarından Nike, küresel ölçekte “müşteri odaklılık” ve yüksek kalite iddiasıyla milyarlarca dolarlık satış yapıyor. Ancak iş satın alınan ürünün arkasında durmaya geldiğinde, markanın ülkeden ülkeye değişen çifte standart politikası Türk tüketicisini canından bezdirmiş durumda.

Türkiye’de asgari ücretin neredeyse üçte birine satılan ayakkabılar haftalar içinde parçalanırken, distribütörler ve mağazalar “kullanıcı hatası” kalkanının arkasına sığınarak tüketiciyi mağdur ediyor. Peki, aynı Nike neden Avrupa ve Amerika’da bambaşka bir yüzünü gösteriyor?

Şikayetvar Raporu: “3 Haftalık Ayakkabının Tabanı Açıldı, Yine Kullanıcı Hatası!”

Türkiye’deki tüketici deneyiminin en net aynası olan Şikayetvar, Nike markasına yönelik binlerce benzer isyanla dolu. Kullanıcıların ortak şikayeti: Kusurlu ürünün incelenmek üzere teslim alınması, haftalarca bekletilmesi ve hiçbir açıklama yapılmadan matbu bir “kullanıcı hatası” kağıdıyla iade edilmesi.

İşte platformda yer alan güncel tüketici isyanlarından sadece birkaçı:

Mücahit (Vadistanbul Mağazası): “Nike’tan aldığım ayakkabı 3 hafta içinde yapışkan yerlerinden ayrıldı. İncelemeye gitti ve red geldi. 3 haftada açılan yapışkana nasıl red gelebilir ki? Kasadaki arkadaşlar bile duruma inanamadı.”

Mustafa (Trabzon Cevahir AVM): “Nike Pegasus modeli aldım. 1 ay giymeden ayakkabının altı, sol iç ve ön ucunda açılma meydana geldi. Garantiye gönderdiğimde kullanıcı hatası dendi. Ayakkabının altının kopması nasıl kullanıcı hatası olur, anlamış değilim.”

Reyyan (Zorlu Center): “10.900 TL ödeyerek aldığım Nike Air Force 1 model spor ayakkabım iki ayda taban erimesi ve dikiş patlaması yaptı. İnceleme sonucu ret geldi. Paramızla rezil oluyoruz.”

Küresel Çifte Standart: Türkiye, AB ve ABD Kıyaslaması

Nike’ın Türkiye’deki bu katı ve tüketiciyi suçlayan tavrı, batı ülkelerindeki yasal zorunluluklar ve müşteri memnuniyeti politikalarıyla kıyaslandığında trajikomik bir tezat oluşturuyor.

Bölge / ÜlkeGaranti ve İade YaklaşımıKullanıcı Deneyimi
ABD (Amerika)60 Günlük Koşulsuz İade: Ayakkabıyı giyip çamurda koşsanız bile, 60 gün içinde “Bu model ayağımı rahat ettirmedi” diyerek sorgusuz sualsiz iade edebilir veya yenisiyle değiştirebilirsiniz. Ayrıca 2 yıl üretim garantisi esnektir.Müşteri her zaman haklıdır.
Avrupa Birliği (AB)2 Yıl Yasal Garanti Zorunluluğu: AB yasalarına göre ilk 6 ay içinde üründe oluşan her türlü arızanın üretim hatası olduğu varsayılır. Aksini ispat yükümlülüğü markaya aittir. Nike AB mağazalarında değişim süreçleri neredeyse anında çözülür.Tüketici koruma altındadır.
Türkiye“Kullanıcı Hatası” Otomatiği: Garanti süresi kağıt üzerinde 2 yıl olsa da pratik süreç distribütörlerin / aracı mağazaların insafına kalmıştır. 2 haftalık ayakkabının yırtılması bile “yanlış kullanım” olarak değerlendirilir.Tüketici suçludur.

Sorun Nike’ta mı, Türkiye’deki Sistemde mi?

Batı dünyasında bir tüketici mahkemeye gitmeden, sadece mağaza müdürüyle konuşarak hakkını alabilirken; Türkiye’deki tüketiciler Tüketici Hakem Heyetleri‘ne (THH) başvurmak zorunda bırakılıyor. Markalar, “Nasıl olsa tüketici 3-4 ay süren THH süreciyle uğraşmaz, üşenir” mantığıyla ilk aşamada tüm talepleri otomatik olarak reddediyor.

Dahası, Türkiye’de Nike ürünlerinin önemli bir kısmı doğrudan markanın kendisi yerine zincir mağazalar (FLO, In Street, Deichmann, Sneaks Up vb.) ya da alt bayiler aracılığıyla satılıyor. Bu durum, aradaki aracıların “maliyeti üstlenmeme” adına inceleme süreçlerini tamamen yokuşa sürmesine neden oluyor.

Sonuç: Türk Tüketicisi “Premium” Bedel Ödeyip “Defolu” Muamele Görüyor

Amerika’daki bir genç, asgari ücretinin %1’inden daha az bir parayla (yaklaşık 120-140 Dolar) aldığı ayakkabıyı eskiyene kadar tepe tepe kullanıp en ufak sorunda yenisiyle değiştirebilirken; Türkiye’deki bir vatandaş, bütçesini zorlayarak aldığı dünya markasından “ayakkabıya sert basmışsınız”, “yanlış yürümüşsünüz” gibi absürt gerekçelerle ret yanıtı alıyor.

Nike global pazarında “Just Do It” (Sadece Yap) sloganını kullanırken, Türkiye pazarındaki gayriresmi sloganı maalesef “Just Reject It” (Sadece Reddet) haline gelmiş durumda.

COĞRAFYA KADERDİR: Nike’ın Garanti Politikası Neden Türkiye’de “Ret”, AB ve ABD’de “Değişim” Demek?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finanshub Ekonomi & Borsa ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!