TCMB eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, Türkiye’de uygulanan para politikasının ekonomi içindeki farklı kesimler üzerinde aynı ölçüde sıkılaştırıcı etki yaratmadığını belirtti. Kara, sanayici ve inşaat sektörünün yüksek faizden güçlü şekilde etkilendiğini, yabancı para cinsinden borçlanabilenler açısından ise koşulların görece gevşek olduğunu ifade etti.
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, sosyal medya hesabından para politikasının farklı ekonomik aktörler üzerindeki etkisini değerlendirdi.
Kara, “Para politikası neye göre ve kime sıkı?” sorusunu yönelterek mevcut faiz ortamının sektörler ve yatırım tercihlerine göre farklı sonuçlar ortaya çıkardığına dikkat çekti.
“SANAYİCİ İÇİN SIKI”
Kara’ya göre mevcut para politikası sanayici açısından sıkı bir görünüm sergiliyor. Bunun nedeni ise üretici enflasyonunun faiz oranlarının belirgin şekilde altında kalması.
Kara, “Sanayici için sıkı çünkü üretici enflasyonu faizin epey altında” değerlendirmesinde bulundu.
Benzer bir durumun inşaat sektörü açısından da geçerli olduğunu belirten Kara, inşaat maliyetlerindeki artışın faiz oranının altında kaldığını ve bu nedenle para politikasının inşaatçılar üzerinde de sıkılaştırıcı etki oluşturduğunu ifade etti.
YABANCI PARA BORÇLANABİLENLER İÇİN FARKLI TABLO
Kara’nın değerlendirmesinde dikkat çeken noktalardan biri yabancı para cinsinden borçlanabilen şirketlere ilişkin oldu.
Kara, yabancı para borçlanma imkânına sahip kesimler açısından para politikasını “gevşek” olarak nitelendirdi. Buna gerekçe olarak kur artışı ile yabancı para faizinin toplamının TL faizinin altında kalmasını gösterdi.
TÜKETİCİ İÇİN “KABACA NÖTR”
Tüketici tarafında ise Kara daha farklı bir tablo çizdi. Para politikasının tüketiciler açısından “kabaca nötr” olduğunu belirten Kara, tüketicinin karşı karşıya kaldığı faiz oranının yanı sıra hissettiği enflasyonun da yüksek olduğuna işaret etti.
Döviz ve TL arasında yatırım tercihini değiştiren yatırımcılar açısından ise mevcut koşulların sıkı olduğunu savunan Kara, faiz ile kur artışı arasındaki makasın oldukça yüksek olduğunu vurguladı.
HİZMET SEKTÖRÜNDE ETKİ DAHA SINIRLI
Kara’ya göre yüksek faiz ortamının hizmet sektöründeki etkisi ise diğer bazı sektörlere kıyasla daha sınırlı.
Hizmet sektöründe üretimin kısa sürede nakde dönüşebilmesi nedeniyle faiz seviyesinin sektör üzerinde belirgin bir fark yaratmadığını ifade eden Kara’nın değerlendirmesi, para politikasının yalnızca politika faizi üzerinden değil; sektörlerin maliyet yapısı, finansmana erişimi ve gelir döngüsü dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Kara’nın paylaşımına göre mevcut para politikası; sanayici, inşaatçı ve döviz-TL arasında yatırım tercihi yapanlar açısından sıkı, yabancı para borçlanabilenler açısından gevşek, tüketiciler açısından ise kabaca nötr bir görünüm ortaya koyuyor.
Kaynak: Prof. Dr. Hakan Kara’nın 17 Ağustos 2026 tarihli sosyal medya paylaşımı.














