ABD ile İran arasındaki askeri gerilim Hürmüz Boğazı’nda deniz ticaretinin dengelerini değiştiriyor. Boğaz tamamen kapanmış değil ancak artan askeri hareketlilik, güvenlik rotaları ve yükselen sigorta maliyetleri nedeniyle geçişler artık kriz öncesindeki şartlarda yapılmıyor.
ABD’nin İran’a yönelik üç gece üst üste düzenlediği saldırılar bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. CENTCOM tarafından paylaşılan bilgilere göre, hafta boyunca gerçekleştirilen üç ayrı saldırı dalgasında 300’den fazla hedef vuruldu. Son saldırı dalgasında yaklaşık 140 hedefin vurulduğu, füze ve İHA üsleri, deniz unsurları, mühimmat depoları ile kıyı gözetleme sistemlerinin öncelikli hedefler arasında bulunduğu belirtildi.
Operasyonların temel amacının İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki askeri kapasitesini ve deniz trafiğine müdahale imkanlarını zayıflatmak olduğu değerlendiriliyor.
İRAN’IN HEDEF ALANI KÖRFEZ’E YAYILDI
İran’ın karşılığı ise yalnızca İsrail hattıyla sınırlı kalmadı. 8-9 Temmuz tarihlerinde Bahreyn’deki ABD 5. Filo karargâhı, Katar’daki Al Udeid Üssü ile Kuveyt ve Ürdün’deki Amerikan tesisleri hedef alındı.
Bu gelişmeler, çatışmanın İran-İsrail ekseninden çıkarak Körfez’deki ABD askeri varlığını da doğrudan kapsayan daha geniş bir alana yayıldığını gösteriyor.
Buna karşılık Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin büyük enerji tesisleri ile petrol terminallerine yönelik geniş çaplı saldırıların şu ana kadar sınırlı kalması dikkat çekiyor. İran’ın bölgesel maliyeti artırırken küresel enerji altyapısını tamamen hedef alan bir stratejiden kaçındığı değerlendiriliyor.
HÜRMÜZ AÇIK, ANCAK GEÇİŞLER ARTIK NORMAL DEĞİL
ABD, mayıs ayından bu yana 800’den fazla ticari gemiye refakat edildiğini açıkladı. Deniz ticareti devam ederken Hürmüz’deki geçiş düzeninin fiilen değişmeye başladığı belirtiliyor.
Bölgeden gelen bilgilere göre bazı gemiler İran’ın kontrolündeki koridorları kullanırken, bazı ticari gemiler ABD’nin güvenlik sağladığı rotaları tercih ediyor. Böylece boğazda farklı güvenlik ve geçiş düzenlerinin oluştuğuna yönelik değerlendirmeler güçleniyor.
ASIL RİSK KAPANMA DEĞİL, MALİYET PATLAMASI
Piyasaların yakından izlediği temel risk ise Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanmasından çok, geçiş maliyetlerinin hızla yükselmesi.
Kriz öncesinde gemi değerinin yaklaşık yüzde 0,25’i seviyesinde bulunan savaş riski sigorta maliyetlerinin bazı durumlarda yüzde 5’e kadar çıkabildiği belirtiliyor.
Öte yandan bazı gemilerin hedef olmamak amacıyla AIS sinyallerini kapatarak seyretmesi deniz trafiğindeki belirsizliği artırıyor. Bu durum güvenlik risklerinin yanı sıra olası çarpışma tehlikesini de beraberinde getiriyor.
Hürmüz Boğazı şimdilik açık. Ancak enerji ve deniz taşımacılığı açısından dünyanın en kritik geçiş noktalarından birinde artık asıl soru “Boğaz kapanacak mı?” değil, “Bu boğazdan geçmenin maliyeti nereye kadar yükselecek?” olarak öne çıkıyor.














