S.S. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin geçmiş yönetimine yönelik başlatılan hukuki süreçte yepyeni bir cephe açıldı. Görevdeki yönetim kurulu üyeleri ve yedeklerinin görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasını içeren geçmiş tarihli kararın, hukuken hiçbir zaman var olmadığı ve “yok hükmünde” olduğu iddiasıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’na karşı resmi dava süreci başlatıldı.
Davacı taraf, alınan kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, hukuktaki en ağır geçersizlik hallerinden biri olan “mutlak butlan” kurumunu işletmek istiyor.
Davanın Yasal Dayanakları: Anayasa ve Kooperatifler Kanunu
Mahkemeye sunulan dava dosyasında, kayyım atama kararının geçersizliğine dair çok güçlü hukuki gerekçeler öne sürüldü. Temel itiraz noktaları şu şekilde sıralandı:
- 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu (Madde 90/3): İlgili kanun maddesinin, yönetim kurullarının görevden alınması ve kayyım atanması süreçlerindeki usul ve esaslarının ihlal edildiği savunuluyor.
- Anayasa Madde 9 ve 138: Yargı yetkisinin bağımsızlığı ve mahkemelerin bağımsızlığını düzenleyen anayasal maddeler referans gösterilerek, idarenin (Bakanlığın) aldığı kararın anayasal güvencelerle çeliştiği iddia ediliyor.
2010 Yılına Uzanan Süreç: Kimler Atanmıştı?
Dava dilekçesinde hedef alınan kararın kökleri, Aralık 2010 tarihine kadar uzanıyor. Dönemin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 23 ve 29 Aralık 2010 tarihli yazıları gereğince; kooperatifin yönetim zafiyetine düşmesini engellemek amacıyla mevcut yönetim kurulu görevden alınmıştı.
Bu kararın ardından yönetime kayyım heyeti olarak; Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akay, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Başmüfettişi Faruk Fıratoğlu, çiftçi Hurşut Dede ve Avukat Fevzi Konaç atanmıştı.
Davanın Nihai Amacı: “Keenlemyekün Yok Hükmünde”
Dilekçenin talep kısmında yer alan ifadeler, sürecin hedefini net bir şekilde ortaya koyuyor. Davacılar, 2010 yılında verilen görevden alma ve kayyım atama kararının “keenlemyekün yok hükmünde veya mutlak butlanla kesin olarak geçersiz olduğunun” tespit edilmesini ve tüm yargılama giderlerinin davalı taraf olan Bakanlığa yükletilmesini talep ediyor. Eğer mahkeme bu talebi haklı bulur ve mutlak butlan kararı verirse, söz konusu kayyım ataması hukuken “hiç yapılmamış” kabul edilecek ve kooperatifin geçmişe dönük tüm yönetimsel yapısı ile aldığı kararlar derin bir hukuki tartışmanın içine girecektir.
















