Türkiye, Kurban Bayramı sonrası deniz yetki alanlarını tek bir iç hukuk çatısı altında toplamayı hedefleyen kapsamlı bir yasa düzenlemesini gündemine almaya hazırlanıyor. Ankara’nın üzerinde çalıştığı taslak, kamuoyunda sıkça kullanılan “Mavi Vatan” doktrinini doğrudan isim olarak kullanmasa da, Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik ve yetki alanlarını daha net tanımlayan yeni bir hukuki çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.
Hazırlanan düzenleme ile iç sular, karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) gibi deniz yetki alanlarının tek bir yasa altında ele alınması planlanıyor. Taslağın, başta Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs çevresi olmak üzere Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerine ilişkin mevcut tezleri iç hukuka taşıması bekleniyor.
Enerji ve deniz ticareti açısından stratejik öneme sahip düzenleme, Türkiye’nin enerji koridoru olma hedefi doğrultusunda da kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre yeni çerçeve, denizlerde enerji arama faaliyetleri, doğal kaynak yönetimi, balıkçılık hakları ve deniz güvenliği alanlarında daha güçlü bir hukuki zemin oluşturabilir.
Öte yandan düzenlemenin uluslararası yansımaları da dikkatle takip ediliyor. Özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusunda Ankara’nın adımlarına karşı diplomatik tepki göstermesi bekleniyor. Avrupa Birliği’nin de süreci yakından izleyeceği belirtilirken, son dönemde Atina’nın Türkiye’nin deniz politikalarına ilişkin çeşitli girişimleri Brüksel’e taşıdığı biliniyor.
Diplomatik kaynaklara göre ABD yönetiminin ise mevcut aşamada taraflar arasındaki deniz yetki alanı tartışmalarına karşı nötr bir pozisyon izlediği değerlendiriliyor.
Taslağın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasının ardından, denizlerdeki yetki alanlarının hukuki statüsüne ilişkin uzun süredir devam eden tartışmaların yeni bir boyut kazanması bekleniyor.

















