Bu defa yapacağımız analiz, bakış açısı olarak son dönemde oluşan yabancı fonların ardı ardına gelen açıklamaları üzerinden, “asıl amaç ne” ve “olasılıklar” üzerine düşünmek üzerine kurgulandı.
Dolayısıyla bu yazı “kurgu” ve “olasılıklar” üzerine spekülâtif bir yazıdır.
Önce “yabancı” olarak bahsettiğim kurumların tek tek açıklamalarını hatırlayalım;
FTSE Russell, Eylül 2026 endeks revizyonunda Türk şirketlerine ilişkin;
Yeni endeks girişlerini,
Fiili dolaşım oranı artışlarını,
Bâzı endeks ağırlığı ve ölçek değişikliklerini erteledi.
Kurum, MKK’nın yayımladığı fiili dolaşım verilerini incelemeye ve SPK ile Borsa İstanbul’la görüşmelere devam edeceğini bildirdi.
MSCI, 2026 Haziran ayında bazı şirketlerde fonlar üzerinden fiili dolaşım oranlarının yapay biçimde yüksek gösterilebildiği ve koordineli işlem şüphesi bulunduğuna ilişkin yatırımcı endişelerini açıkladı. Kasım 2026’ya kadar ilerleme sağlanmaması hâlinde, Türkiye için yeni bir değerlendirme süreci başlatılabileceğini duyurdu.
S&P Dow Jones Indices, 2026 Temmuz ayında Türkiye’yi piyasa erişilebilirliği ve hisse sahipliği şeffaflığı gerekçeleriyle 2027 izleme listesine almış, sorunların ağırlaşması hâlinde, Türk hisselerine özel tedbirler uygulanabileceği belirtilmişti.
Üç kurumdan gelen benzer açıklama, benim bakış açıma göre “piyasa bozucu eyleme karşı, piyasa bozucu eylem” gibi bir şey.
Yani olan hadise, Jül Sezar’ın Rubicon Nehri’ni geçerken dediği söz, “Alea iacta est” (artık zarlar atıldı) sözüne benziyor.
Ana Fikir
Metnimin özü, bir yabancı yatırımcı perspektifinden kurgulanan spekülâtif bir piyasa senaryosudur. Temel tez şudur: Mevcut piyasa yapısı, kasıtlı bir “bozma–temizleme–toplama–yükseltme” döngüsüne uygun hâle getirilmiştir ve bu döngüden maksimum fayda sağlayacak aktör, kurumsal kimliği ardına saklanan büyük sermayedir.
- Stratejik Çerçeve: “Taşla İki Kuş”
Piyasa bozucu eyleme karşı yine piyasa bozucu eylemle karşılık verileceğini öne sürdüğümüzde, buradaki mantık şudur:
Birinci kuş: Panik ve korku yaratarak küçük yatırımcıyı tasfiye etmek.
İkinci kuş: Düşen fiyatlardan mal toplayarak pozisyonlanmak.
Kurumsal kimlik ardına gizlenen açıklamalar, bu sürecin meşruiyet zeminini oluşturuyor.
- Psikolojik Harita: Korku–Panik–Teslimiyet
Metinde, klâsik piyasa psikolojisi döngüsünü târif ediyorum:
Aşama Tetikleyici Sonuç:
Şok iç hesaplaşma + belirsiz açıklamalar= yatırımcı güveni sarsılır.
Panik, “gelişmeleri izliyoruz” türü muğlak mesajlar= satış dalgası hızlanır.
Teslimiyet, korku ve paniğin büyümesi= herkes malını boşaltır.
Temizlik= kimsede mal kalmaz. Zemin alım için hazırlanır.
Bu, teknik analizde “capitulation” (teslimiyet) evresi olarak bilinen aşamadır.
- Temel Piyasa Prensibi: “Herkes Maldayken Piyasa Gitmez”
Metnin en güçlü argümanı bu:
“Herkesin malda olduğu piyasa gitmez. Herkes malını boşaltmalı ancak yabancının kafasına değil, birbirinin kafasına.”
Bu, piyasa yapıcıların (market makers) ve büyük oyuncuların likidite ihtiyacına işaret eder.
Yükseliş trendinin başlaması için:
1. Marjinal satıcının tükenmesi,
2. Malın “güçlü ellere” geçmesi,
3. Yeni alıcı kitlesinin oluşması gerekir.
* Yabancı Katılımı ve Yükseliş Projeksiyonu
Metinde, yabancı yatırımcı oranına dair resmî verilere açıkça şüpheyle yaklaşıyorum:
İddia: ~%37 yabancı oranı olarak görünen oran, “yatırımcı oranı” değil. Bu oranın içindeki gerçek yatırımcı oranı %5, belki maksimum %10 bandındadır. Geri kalan oran, sahibi yabancı olan halka açık şirketlerin “patron sahiplik miktarını temsil eden miktardır”.
Beklenti: Temizlik sonrası yabancı girişi hızlanacak.
Hedef seviyeler: 350cent$, 400cent$, 500cent$ (kademeli yükseliş)
Yükselişin kur ve faizle birlikte hareket edeceği vurgusu yapıyorum ve bu “olasılık görüşüm”, makroekonomik bir çerçeveye ve aynı zamanda geçmiş tecrübeye dayanıyor. “Geçmişteki yükselişlerde gördüğümüz ana etken kur hareketiydi”.
- Seçim Sonrası Makro Senaryo
Seçim sonrası dönemi kritik eşik olarak konumlandırıyorum:
Bu konumlandırmada, baz aldığım senaryo kur hareketinin oluşması ve bu görüşümü partilerden bağımsız olarak belirtiyorum. Maddeleyecek olursak;
Baskılanan kurun serbest kalması veya daha üst bantlara kontrollü şekilde taşınması.
FED Başkanı Maliye Bakanı’mız olsa dâhi, bu hareketin (kur yukarı hareketi) önlenemeyeceği iddiası.
Gelişmekte olan piyasalardan hızlı getiri arayan yabancı sermayenin bizim piyasamıza girişi.
Gelişmekte olan piyasalar içerisinde “çok ezilen” piyasanın acısını çıkaracak bir ralli.
Not: Pozisyon alma stratejisi olarak “sabırla bekleyip düşüşten alım yapma” tezini savunuyorum. Ancak bu strateji:
Doğru zamanlama gerektirir.
Yüksek volâtiliteye dayanıklılık ister.
Her hisse için geçerli değildir.
BearSniper
















