Borsa İstanbul’da yükselişin hız kazandığı son haftada yatırım fonları da güçlü performanslarıyla dikkat çekti. TEFAS verilerine göre haftanın en çok kazandıran fonları arasında BVK, RBR, KHT, YCK ve POS öne çıkarken, bu fonların başarısında portföylerinde taşıdıkları hisseler ve uyguladıkları yatırım stratejileri belirleyici oldu. Peki bu fonlar hangi hisselere yatırım yapıyor, risk profilleri nasıl şekilleniyor ve yatırımcıya hangi stratejiyi sunuyor? İşte haftanın en çok kazandıran fonlarının portföy analizi…
Geçtiğimiz hafta yatırımcısına en yüksek getiriyi sağlayan fonlar arasında BVK, RBR, KHT, YCK ve POS öne çıktı. Ancak güçlü performansın arkasındaki asıl neden, fonların yatırım yaptığı hisseler ve uyguladıkları portföy stratejileri. Portföy dağılımları incelendiğinde her fonun birbirinden oldukça farklı bir yaklaşım benimsediği görülüyor.
BVK: Yüksek Getirinin Bedeli Yüksek Risk
Bulls Portföy Voltran Katılım Serbest Fonu (BVK), oldukça sıra dışı bir portföy yapısına sahip. Fonun yaklaşık %93’ü KBORU hissesinde bulunuyor. Bu kadar yüksek bir yoğunlaşma, fonu neredeyse tek hisseye endeksli hale getiriyor.
Bu strateji, hisse güçlü performans gösterdiğinde fonun kısa sürede çok yüksek getiri elde etmesini sağlıyor. Nitekim son haftadaki performans da bunu doğruluyor. Ancak aynı yapı, olası bir düzeltmede yatırımcı açısından önemli bir risk anlamına geliyor. Dolayısıyla BVK, yüksek getiri arayan ancak yüksek oynaklığı da kabul eden yatırımcılara hitap ediyor.
RBR: Dengeli ve Çeşitlendirilmiş Portföy
Re-Pie Portföy Birinci Katılım Serbest Fonu (RBR) ise çok daha dengeli bir görünüm sergiliyor. Portföyün öne çıkan hisseleri arasında ALBRK, THYAO, EREGL, TUPRS ve MAVI yer alıyor.
Bankacılık, havacılık, demir-çelik, enerji ve perakende sektörlerine yayılan bu dağılım, fonun tek bir sektöre bağımlı kalmadan riskini dengelemesini sağlıyor. Son dönemde hem kısa hem de orta vadede istikrarlı performans göstermesi de bu yaklaşımın bir sonucu olarak değerlendirilebilir.
KHT: Büyüme Hikâyesine Oynuyor
Allbatross Portföy Kartal Hisse Senedi Serbest Fonu (KHT) ise büyüme potansiyeli yüksek şirketlere odaklanıyor. Portföyün en büyük bölümünü GZNMI oluştururken, ALTNY, GARAN, GLCVY ve TAVHL diğer önemli pozisyonlar arasında yer alıyor.
Özellikle orta ölçekli büyüme şirketlerine verilen yüksek ağırlık, fonun yukarı yönlü potansiyelini artırırken, aynı zamanda dalgalanma riskini de yükseltiyor. Bu nedenle KHT, uzun vadede yüksek getiri hedefleyen ancak kısa vadeli fiyat hareketlerini tolere edebilen yatırımcı profiline daha uygun görünüyor.
YCK: Borsa İstanbul’dan Çok Küresel Piyasalar
Yapı Kredi Portföy Cihangir Serbest Fonu (YCK) diğer fonlardan belirgin şekilde ayrışıyor. Portföyünün yaklaşık üçte ikisi yabancı hisse senetlerinden oluşurken, önemli bir kısmı da yatırım fonlarında değerlendiriliyor.
Borsa İstanbul tarafındaki öne çıkan hisseler THYAO, ISMEN, ISCTR ve KCHOL olsa da fonun ana karakterini küresel piyasalara yaptığı yatırımlar belirliyor. Bu yapı sayesinde yatırımcılar hem döviz bazlı varlıklara erişim sağlıyor hem de portföylerini yurt dışı piyasalarla çeşitlendirme imkânı buluyor.
POS: Endeksi Takip Etmek Değil, Yenmek İstiyor
Pardus Portföy Onbeşinci Hisse Senedi Serbest Fonu (POS) ise daha farklı bir strateji izliyor. Portföyünde AKFIS, DAPGM, KGYO, RUBNS ve SDTTR gibi küçük ve orta ölçekli şirketler öne çıkıyor.
Bu tercih, fonun yalnızca endeksi takip etmeyi değil, doğru hisse seçimiyle endeksin üzerinde getiri üretmeyi hedeflediğini gösteriyor. Özellikle büyüme potansiyeli taşıyan şirketlere yapılan yatırımlar, fonun yüksek getiri potansiyelini desteklerken, risk seviyesini de artırıyor.

İlk İzlenim: Her Fon Aynı Getiriyi Farklı Yolla Elde Ediyor
İlk inceleme, geçen haftanın en çok kazandıran fonlarının aynı başarıya farklı stratejilerle ulaştığını ortaya koyuyor.
- BVK, tek hisseye yoğunlaşarak agresif bir yaklaşım benimsiyor.
- RBR, sektör çeşitliliği sayesinde daha dengeli bir yapı sunuyor.
- KHT, büyüme odaklı hisselerle yüksek potansiyel arıyor.
- YCK, küresel piyasalara açılan yapısıyla farklılaşıyor.
- POS ise küçük ve orta ölçekli şirketlerde alfa üretmeye çalışıyor.
Geçmiş performans tek başına yatırım kararı için yeterli olmasa da, portföy yapısı fonların gelecekte nasıl hareket edebileceğine ilişkin önemli ipuçları veriyor. Önümüzdeki dönemde özellikle bu fonların taşıdığı şirketlerin 2026/6 finansal sonuçları, kârlılık eğilimleri ve nakit akışları, performansın sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak. Bu nedenle yalnızca haftalık getiriye değil, portföyün kalitesine ve stratejisine de odaklanmak gerekiyor.

















