Türkiye’de servet dağılımına dair dikkat çeken bir veri daha geldi. 30 milyon dolar ve üzeri varlığa sahip “ultra zengin” bireylerin sayısı son 5 yılda %93,5 artarak 4 bin 208’e yükseldi. Bu artışla Türkiye, dünyada ultra zengin sayısının en hızlı arttığı ilk 3 ülke arasına girdi.
Artış oranı yüksek ama asıl soru şu: Bu büyüme ekonominin geneline mi yayılıyor, yoksa belirli bir kesimde mi yoğunlaşıyor?
Son yıllarda özellikle döviz bazlı varlıklar, gayrimenkul ve şirket satışları üzerinden oluşan servet artışı, belirli bir grubun hızlı şekilde zenginleşmesine zemin hazırladı. Kur artışıyla birlikte TL bazlı varlıkların dolar karşısında değer kaybetmesi de servet ölçümlerinde yukarı yönlü bir etki yarattı.
Öte yandan bu tablo, gelir dağılımındaki makasın daha da açıldığına işaret ediyor. Orta gelir grubunun alım gücü baskı altında kalırken, üst segmentte servet büyümesi hız kesmeden devam ediyor.
Uzmanlara göre Türkiye’deki bu hızlı artışın arkasında üç ana başlık öne çıkıyor:
• Döviz ve altın bazlı varlıkların yükselişi
• Gayrimenkul fiyatlarındaki sert artış
• Şirket birleşmeleri, satışlar ve halka arz gelirleri
Küresel ölçekte bakıldığında da benzer bir trend var ancak Türkiye’deki artış hızının daha yüksek olması dikkat çekiyor. Bu durum, ekonomide “servet büyümesi” ile “refah artışı” arasındaki farkı yeniden tartışmaya açıyor.
Önümüzdeki dönemde bu trendin devam edip etmeyeceği ise büyük ölçüde enflasyon, kur politikası ve yatırım iklimine bağlı olacak.














