Akdeniz kıyılarındaki plastik ve mikroplastik kirliliğine ilişkin tartışmalar, Alanya Belediyesi tarafından kamuoyuyla paylaşılan bilimsel raporun ardından yeniden gündeme geldi. Sosyal medya hesabından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Nazır Kapusuz, Türkiye’ye gelen plastik atıkların geçmişten bugüne uzanan sürecine dikkat çekti.
Alanya kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin nedenleri ve etkilerine ilişkin hazırlanan “Akdeniz Kıyılarındaki Plastik Kirliliğine İlişkin Bilimsel Araştırma Raporu”, Alanya Belediyesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.
Raporda 2026 yılında Akdeniz kıyılarında artan mikroplastik kirliliğinin Alanya üzerindeki etkileri incelenirken, kirliliğin önemli ölçüde bölge dışındaki kaynaklardan taşındığı belirtildi. Plastik atık ithalatı, geri dönüşüm tesisleri ve yoğun yağışların da sorunun kaynakları arasında bulunduğuna dikkat çekildi.
Uzmanlar, kirliliğin ulaştığı boyut nedeniyle acil önlem alınması gerektiğini vurgularken “acil durum ilan edilmeli” çağrısında bulundu.
KAPUSUZ: MESELENİN ÇOK FAZLA BOYUTU VAR
Raporun gündeme gelmesinin ardından Nazır Kapusuz da sosyal medya hesabından plastik atık sorununa ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaptı.
Kapusuz, “Şu meselenin o kadar çok boyutu var ki sadece kısa bir özet geçelim” ifadelerini kullanarak, sürecin Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye yönelen atıklarla bağlantısına dikkat çekti.
Kapusuz’un paylaşımında aktardığına göre Çin ve Hindistan’ın geri dönüşüm oranı düşük atıkların ithalatını yasaklamasının ardından Avrupa açısından yeni bir atık rotası arayışı ortaya çıktı. Kapusuz, bu süreçte Türkiye’de söz konusu atıkları alanlara yönelik teşvik kararlarının devreye girdiğini ve Türkiye’ye gelen atık miktarının yıllar içerisinde çok hızlı şekilde arttığını öne sürdü.
“DAĞA TAŞA DÖKÜLMEYE BAŞLANDI”
Kapusuz’un üzerinde durduğu en çarpıcı noktalardan biri ise ithal edilen atıkların geri dönüşüm süreci oldu.
Atıkların bir bölümünün ekonomik değerinin çok düşük olduğunu savunan Kapusuz, kötü niyetli bazı geri dönüşüm işletmelerinin özellikle Adana bölgesinde bu atıkları doğaya bıraktığını ileri sürdü.
Kapusuz ayrıca bazı atıkların nakliye maliyetinden kaçınmak amacıyla depolandıktan sonra yakıldığını iddia ederek, geri dönüşüm tesislerinde yaşanan yangınlara da dikkat çekti.
BBC’nin de geçmişte Adana bölgesinde, İngiltere’de satılan bazı ürünlere ait atıkların bulunmasına ilişkin çalışma yaptığını hatırlatan Kapusuz, sorunun kamuoyunda geniş yankı uyandırmasının ardından plastik atık ithalatına yönelik kısmi yasakların gündeme geldiğini belirtti.
AKDENİZ’DE SORUN SADECE SAHİL TEMİZLİĞİ DEĞİL
Alanya’da açıklanan bilimsel rapor ile Kapusuz’un gündeme getirdiği iddialar, Akdeniz’deki plastik kirliliğinin yalnızca kıyılara bırakılan çöpler üzerinden değerlendirilemeyecek kadar geniş bir sorun olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Özellikle mikroplastikler, çok küçük boyutlara parçalanmaları nedeniyle deniz ortamından temizlenmesi en zor kirleticiler arasında yer alıyor. Kirliliğin deniz canlıları ve kıyı ekosistemi üzerindeki etkilerinin yanı sıra, temiz sahillerin büyük önem taşıdığı Antalya ve Alanya turizmi açısından da risk oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Bilim insanlarının “acil durum” çağrısı ise sorunun yalnızca kıyı temizliğiyle değil; plastik atıkların kaynağı, ithalatı, geri dönüşüm süreçleri, denetimi ve doğaya ulaşmasının engellenmesini kapsayan bütüncül bir mücadeleyle ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
















