Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Antalya Konyaaltı Plajı’ndaki mikroplastik kirliliğine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Öztürk, “Bu plajda yüzülmez” diyerek özellikle çocuklar ve yaşlılar açısından risklere işaret etti. Plastik atık ithalatına da dikkat çeken Öztürk, Avrupa’nın yüksek geri dönüşüm ve bertaraf maliyetleri nedeniyle atıklarını Türkiye gibi ülkelere yönlendirdiğini savundu.
Antalya’nın dünyaca bilinen sahillerinden Konyaaltı, mikroplastik tartışmalarının odağına yerleşti. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Konyaaltı Plajı’nın mikroplastik kirliliğiyle karşı karşıya olduğunu belirterek vatandaşları uyardı.
Öztürk, mikroplastikle kirlenmiş sahillerde yüzmenin sağlıklı ve güvenli olmadığını savunarak, “Antalya Konyaaltı Plajı mikroplastik kirliliği kaplı. Bu plajda yüzülmez. Plastikle kirlenmiş sahillerde yüzülmez.” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR”
Mikroplastiklerin hastalık taşıyıcı mikroorganizmaları taşıma ihtimalinin bulunduğunu belirten Öztürk, mikroplastiklerin yutulması veya ağızla temas etmesi halinde özellikle çocuklar, yaşlılar ve yüzme bilmeyen kişiler açısından risk oluşabileceğini ifade etti.
Öztürk ayrıca mikroplastik kirliliğinin yalnızca insanlar açısından değil, deniz ekosistemi için de tehdit oluşturduğunu belirterek mikroplastiklerin deniz canlılarının sindirim sistemlerinde sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.
PLASTİK ATIK İTHALATINA DİKKAT ÇEKTİ
Öztürk’ün gündeme getirdiği bir diğer konu ise Avrupa’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen plastik ithalatı oldu.
Avrupa’dan kağıt üzerinde “plastik hammadde” olarak ürün getirildiğini öne süren Öztürk, söz konusu malzemenin yüzde 30-35’e varan oranlarda fire verebildiğini belirtti.
Avrupa ülkelerinin plastik atıklarını Türkiye gibi ülkelere göndermesinin arkasında ekonomik nedenler bulunduğunu savunan Öztürk, Avrupa’daki plastik atık yönetimi ve bertaraf maliyetlerinin Türkiye gibi ülkelere kıyasla çok daha yüksek olduğunu ifade etti.
“MALİYETLER 4-5 KAT DAHA YÜKSEK”
Öztürk’ün paylaştığı verilere göre Batı Avrupa’da, özellikle Almanya gibi ülkelerde ithal plastik atığın işlenmesindeki iş gücü maliyeti kilogram başına yaklaşık 0,26 dolar seviyesinde bulunuyor.
Öztürk, bunun Türkiye veya Tayland gibi ülkelerdeki maliyetlerin yaklaşık 4-5 katına karşılık geldiğini belirtti.
Avrupa’daki sıkı çevre mevzuatı, yüksek enerji ve işletme maliyetleri ile sınırlı işleme kapasitesinin de plastik atık ihracatını teşvik ettiğini savundu.
“KASIM AYINDA PİK NOKTAYA ULAŞABİLİR”
Avrupa’da depolama ve yakmaya yönelik kuralların giderek sıkılaştığına işaret eden Öztürk, “geri dönüştürülebilir” olarak sınıflandırılan malzemelerin başka ülkelere gönderilmesinin şirketler açısından daha düşük maliyetli olabildiğini ifade etti.
Öztürk, önümüzdeki döneme ilişkin de dikkat çekici bir öngörüde bulunarak, “Dananın kuyruğu kasım ayında kopacak. OECD ülkesi olan Türkiye’ye plastik atık ihracatı pik noktasına ulaşabilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün Konyaaltı Plajı’na ilişkin açıklamaları ve plastik atık ithalatına yönelik değerlendirmeleri, Akdeniz kıyılarındaki mikroplastik kirliliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Not: Haberdeki sağlık riskleri, maliyet rakamları ve Konyaaltı Plajı’nda yüzülmemesi gerektiği yönündeki değerlendirmeler Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün açıklamalarına dayanmaktadır.
Kaynak: Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün sosyal medya paylaşımı
















